Deli Abdullah Paşa

Deli Abdullah Paşa

Deli Abdullah Paşa

Deli Abdullah Paşa Hamdullah Paşa olarak da bilinir. Çengelköyü iskelesi kayıkçılarından Safranbolulu Yalnızkürek Ali Ağa’nın oğlu olarak dünyaya gelmiş, babasının yanında kayıkçılık etmiş, yıllarca denize kürek sallamıştır.

Deli Abdullah Paşa yirmibeş yaşlarında iken sarayı humayum hamlacılar ocağına girmiş evvela saltanat kayığında, sonra tebdil kayığında kürek etmiş, bu ocakta kademe kademe yükselerek II. Mahmut’un cülusu ile 1809 yılında Bostancıbaşı olmuştur. Bostancıbaşılıkta da 1815’e kadar hizmet etmiştir.

Deli Abdullah Paşa meşekkat ve mihnetle geçen yıllar vücudunu yıprattığı için arzu ettiği gibi hizmet edemiyeceğini görünce azlini rica etmiş. Şubat 1815’te maişetine yetecek bir arpalık ile Çengelköy’deki evine çekilmiştir. Ancak birkaç gün sonra Başbaki kulluğu mensubuna tayin edildi. 1816’da sipahiler ağası ve 1819’da büyük imrahor olmuştur.

1819 Ramazanında Vezirlik Rütbesi ile kaptanıderya tayin edilmiştir. Bu görevde iken o zamanlar kabadayılıkları ve türlü rezaletleri, edepsizlikleri ile meşhur kalyoncu neferlerini zapturapt altına almış, karışıklık çıkartanları sindirmiş ve disiplin sağlamayı başarmıştır. Fakat deniz işlerinden anlamadıği için 1821’de yine azledilmiştir.

Bundan sonra İstanbul’da ikamet etme şartıyla Kütahy ve Karhisar-i Sahip (Afyonkarahisar) sancakları kendisine verilmiş ve İstanbul boğazı sahil muhafızlığına memur edilmiştir.

1822’de Hacı Salih Paşa’nın azledilmesinden sonra kendisine sadrazamlık görevi verilmek için saraya davet edilmiştir. Abdullah Paşa devlet işlerine müdahalesiyle sadrazamları eğlenceye alan nişancı Halet Efendi’nin katli için ferman almadıkça mührü hümayunu kabul edemiyeceğini arz etmiş, şartında ısrar etmesi üzerine II. Mahmud, Halet Efendiyi fedaya mecbur kalmış, Abdullah Paşa Padişahtan Halet Efendi’nin Konya’ya sürgün fermanını aldıktan sonra 10 Kasım 1822 tarihinde Hacı Salih Paşa’nın yerine sadrazam tayinini kabul etmiştir. Arkasında da Konya Valisi Galip Paşa’ya, ihtirasatıyla devlet bünyesinde derin yaralar açmış olan Halet Efendi’nin idam fermanını göndermiştir.

Sadareti zamanında, Tophane’de çıkan yangında gösterdiği gayret üzerine Padişahın takdirini kazanmış, ancak bu yangına gönderilen yeniçerilerin disiplinsiz çapulcu tutumlarını kontrolda gevşek davranması sebebiyle dört aylık bir sadrazamlık görevinden sonra 10 Mart 1823’te azledilmiştir.

Azlinden sonra İzmit sancak beyliğine gönderilmiştir. Burada iken hastalığı daha fazlalaşmış ve 15 Aralık 1823 tarihinde ölmüştür.

Kaynak: Wikipedi

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir