Türkmenistan Cumhuriyeti

Ülke adını Türkmenler’den alır. İslâm kaynaklarında müslüman Oğuzlar’a Türkmen denilirdi. İslâm’dan önce Sâsânîler’in hâkimiyetinde kalan Türkmenistan toprakları, Hz. Osman döneminde Basra Valisi Abdullah b. Âmir ile Abdullah b. Hâzim ve Ahnef b. Kays gibi kumandanların 31 (651) yılından itibaren İran ve Horasan bölgelerinde yürüttükleri fetih faaliyetleri sürecinde İslâm topraklarına katıldı. Özellikle Horasan’ın merkezi Merv şehrinin alınmasından sonra Orta Asya’daki fetih harekâtı buradan sevk ve idare edildi. Emevîler devrinde Merv, Serahs ve Horasan’ın diğer şehirlerinde baş gösteren çeşitli isyanlar valiler tarafından bastırıldıysa da Emevîler’in son valisi Nasr b. Seyyâr ile Abbâsî ihtilâlinin önderlerinden Ebû Müslim-i Horasânî arasındaki mücadele Emevîler’in aleyhine sonuçlandı ve Nasr eyalet merkezi Merv’i Ebû Müslim’e bırakmak zorunda kaldı (130/748). Hârûnürreşîd’in ölümünün ardından oğulları Emîn ile Me’mûn arasındaki mücadelede galip gelen Me’mûn, Bağdat’a gitmeden önce devleti bir süre Merv’den yönetti. Türkmenistan toprakları Abbâsîler döneminde bölgede kurulan Tâhirîler (821-873) ve Sâmânîler’in (819-1005) egemenliğine girdi. Serahs-Merv arasındaki bölgede meydana gelen Dandanakan Savaşı’nda (431/1040) Gazneliler’i ağır bir yenilgiye uğratan Selçuklular bölgenin hâkimiyetini ele geçirdiler ve Büyük Selçuklu Devleti’ni kurdular. Merv şehri Selçuklular’ın önemli yönetim merkezlerinden biri haline geldi. Büyük Selçuklu Devleti’nin kuruluşuyla Türkmenler’in tarihinde yeni bir devir başladı. Ancak Selçuklu hükümdarları batı cephesinde Bizanslılar ve Haçlılar’la meşgul oldukları için Türkmenler eski vatanları Türkmenistan’a fazla ilgi gösteremediler Bu yüzden bazı Türkmen boyları Selçuklu Hükümdarı Sultan Sencer’e karşı ayaklandı. Daha sonra gelen Moğol istilâsı Selçuklu Devleti’nin ve Türkmenler’in kaderini değiştirdi. Türkmen boylarının bir kısmı Mâverâünnehir, Horasan ve Mangışlak’a kadar uzanan bölgelerde kalırken bir kısmı Anadolu’ya ve Azerbaycan’a yerleşti. Türkmenistan’da kalan Türkmenler ile Ön Asya’ya giden Türkmenler’in kaderleri farklı seyirler izledi.