Aramanız sonucu 16 sonuç bulduk.

Ali Kuşçu

Ali Kuşçu Ali Kuşçu’nun asıl adı Alâeddin Ali, babasının adı Muhammed’dir. Doğum yeri ve tarihi tam olarak bilinmemekle beraber XV. yüzyıl başlarında Semerkant’ta dünyaya geldiği tahmin edilmektedir. Ali Kuşçu 5 Şâban 879’da (15 Aralık 1474) İstanbul’da vefat etti ve Eyüp Sultan Türbesi civarına defnedildi. Yetiştirdiği talebeler arasında torunu Mîrim Çelebi..Devamı

Ali Kuşçu

Ali Kuşçu Ali Kuşçu’nun asıl adı Alâeddin Ali, babasının adı Muhammed’dir. Doğum yeri ve tarihi tam olarak bilinmemekle beraber XV. yüzyıl başlarında Semerkant’ta dünyaya geldiği tahmin edilmektedir. Babası, Uluğ Bey’in doğancıbaşısı olduğu için “kuşçu” lakabıyla anılmıştır. Kendisi de büyük bir âlim olan ve âlimleri koruyan Uluğ Bey, Ali Kuşçu’yu ya doğrudan doğruya babası vasıtasıyla veya… Okumaya devam et Ali Kuşçu

Seyyid Ali Paşa

Seyyid Ali Paşa Seyyid Ali Paşa çocukluğu ve gençliği hakkında bilgi yoktur. Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyun’da okudu, mezun olduktan sonra da burada hendese ve istihkâm derslerini okuttu. 1817’de Hüseyin Rıfkı Tamânî’nin vefatıyla başhocalığa tayin edildiyse de izlediği yerli çizgi sebebiyle 1830’da azledildi. 1836’da yeni başhoca İshak Efendi’nin görevle gittiği Medine’den dönerken vefat etmesi ve onun yerine… Okumaya devam et Seyyid Ali Paşa

İstanbul Üniversitesi

İstanbul Üniversitesi 1453’te dünya tarihinde yeni bir çağ başlamıştır. Bu tarihi dönemecin mekanı İstanbul’dur. İstanbul, kuzeyden güneye inen deniz yolunun ve doğudan batıya doğru giden karayolunun kesiştiği noktada yer almaktadır. Bu coğrafyaya doğal bir iç liman olan Haliç de eklenince ortaya tarih boyunca önemini kaybetmeyen bir şehir çıkmıştır. Böylesine önemli bir coğrafyada yer alan İstanbul’u… Okumaya devam et İstanbul Üniversitesi

Sahn-ı Semân Medresesi

Sahn-ı Semân Medresesi 867’de (1463) inşasına başlanan külliye içinde yer alır. Adı burada yapımı 875’te (1470) tamamlanan sekiz yüksek dereceli medreseden gelir; caminin iki tarafında dörder adet sıralanan ihtisas medreselerine “semâniye” (sekiz) adı verilmiştir. Nişancızâde Mehmed ve Hoca Sâdeddin efendiler bunları “medrese-i âliye” olarak tanımlar. “Sahn” kelimesinin nereden geldiği tartışmalıdır. Sahnın “düz yer, geniş saha,… Okumaya devam et Sahn-ı Semân Medresesi

Fatih Camii

Fatih Camii Fâtih Sultan Mehmed, kendi adına yapılan bu cami ve külliye binaları için şehrin ortasında Bizans’ın büyük değer verdiği On İki Havâri (Hagioi Apostoloi) Kilisesi’nin yerini özellikle seçmiş görünmektedir. Bu seçim, artık buraya yeni bir inancın hâkim olduğunu gösterdikten başka şehrin bir tepesi üstünde inşa edildiği için İstanbul’un silüetine Türklüğün ve İslâmiyet’in damgasını da… Okumaya devam et Fatih Camii

Sinan Paşa

Sinan Paşa Sinan Paşa, asıl adı Yûsuf’tur. El yazısıyla bir fetvası altındaki “Yûsuf b. Hızır b. Celâleddin” imzası (Uzunçarşılı, İlmiye Teşkilâtı, lv. 1) babasının İstanbul’un ilk kadısı Hızır Bey, dedesinin Sivrihisar Kadısı Celâleddin Efendi olduğunu göstermektedir. Annesi Osmanlı âlimlerinden Molla Yegân’ın kızıdır. Doğum tarihi ve yeri hakkında kaynaklar farklı bilgiler vermektedir. Çağdaşı kaynaklardan Mecdî doğumu… Okumaya devam et Sinan Paşa

Mîrim Çelebi

Mîrim Çelebi Mîrim (Mîrem) Çelebi, Osmanlı döneminde Kadızâde-i Rûmî ve Ali Kuşçu’dan sonra yetişen en önemli matematikçi-astronomlardan biridir. Asıl adı Mahmud’dur. Kadızâde’nin oğlu olan dedesi Muhammed Semerkant’ta Ali Kuşçu’nun kızıyla evlenmiş, fakat erken yaşta vefat etmişti. Mîrim Çelebi’nin babası Kutbüddin Muhammed, dedesi Ali Kuşçu ile birlikte İstanbul’a gelerek burada Hocazâde Muslihuddin Efendi’nin kızıyla evlendi ve… Okumaya devam et Mîrim Çelebi

Ebussuûd Efendi

Ebussuûd Efendi Ebussuûd Efendi, “Müftilenâm, şeyhülislâm, sultânü’l-müfessirîn, hâtimetü’l-müfessirîn, muallim-i sânî, allâme-i kül, Hoca Çelebi, Ebû Hanîfe-i Sânî” unvanlarıyla anılır. Ebüssuûd kelimesi onun adı gibi görünmekteyse de tefsirinin mukaddimesinde kendisinden Ebüssuûd Muhammed şeklinde bahsettiği dikkate alınırsa asıl adının Muhammed, Ebüssuûd’un da bir künye veya lakap olduğu anlaşılır. Bu künyeyi niçin aldığı konusunda kaynaklarda yeterli bilgi yoktur.… Okumaya devam et Ebussuûd Efendi

Kâtib Çelebi

Kâtib Çelebi Kâtib Çelebi, 1017 Zilkadesinde (Şubat 1609) İstanbul’da doğdu. Hayatına ait orijinal bilgiler bizzat kaleme aldığı otobiyografilerine ve yeri geldikçe öteki eserlerine serpiştirdiği kısa notlara dayanmaktadır. Asıl adı Mustafa, babasının adı Abdullah’tır. Ulemâ arasında Kâtib Çelebi, Dîvân-ı Hümâyun mensupları arasında Hacı Halîfe diye tanınır. Babası Enderun’dan yetişerek silâhdarlıkla alâkalı bir görevle çırağ edilmiş, devrin… Okumaya devam et Kâtib Çelebi