Melike Hatun
Tarihin Gölgede Kalan Selçuklu Melikesi
Melike Hatun, Türkiye Selçuklu tarihinin kaynaklarda hakkında en az bilgi bulunan hanedan kadınlarından biri, Erzurum Meliki Muğiseddin Tuğrulşah’ın kızı olan Melike Hatun’dur. Günümüzde yayımlanan bazı televizyon dizilerinde “Melike Hüma Hatun” adıyla canlandırılan bu Selçuklu melikesinin varlığı tarihî belgelerle doğrulanmakla birlikte, hayatı ve I. Alâeddin Keykubad ile evliliği hakkındaki bilgiler oldukça sınırlı ve tartışmalıdır.
Bu sebeple Melike Hatun’un hayatı ele alınırken, tarihî belgelerle doğrulanan bilgiler ile sonradan ortaya çıkan rivayetlerin birbirinden ayrılması gerekmektedir.
Selçuklu Hanedanına Mensubiyeti

Melike Hatun’un babası Muğiseddin Tuğrulşah, Türkiye Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan’ın oğullarından biridir. II. Kılıçarslan, ülkesini oğulları arasında paylaştırdığı sırada Elbistan bölgesini Tuğrulşah’a bırakmıştır. Tuğrulşah daha sonra Erzurum’un Selçuklular tarafından ele geçirilmesinin ardından buraya melik olarak tayin edilmiş ve 1202-1225 yılları arasında Erzurum’da hüküm sürmüştür.
Melike Hatun’un hanedan içerisindeki akrabalık bağı şu şekildedir:
II. Kılıçarslan’ın oğlu I. Gıyâseddin Keyhüsrev’in oğlu I. Alâeddin Keykubad’dır.
II. Kılıçarslan’ın diğer oğlu Muğiseddin Tuğrulşah’ın kızı ise Melike Hatun’dur.
Buna göre Melike Hatun, I. Alâeddin Keykubad’ın öz amcasının kızı, yani birinci dereceden kuzenidir. Aynı zamanda Erzurum Meliki Rükneddin Cihanşah’ın da kız kardeşidir.
Melike Hatun’un annesinin kimliği kesin olarak belirlenememiştir. Tuğrulşah’ın Ahlatşah ve Mengücekli hanedanlarına mensup kadınlarla evlilik yaptığı bilinmekle birlikte, Melike Hatun’un bu evliliklerden hangisinden dünyaya geldiği açık değildir.
Gerçek Adı Hüma mıydı?

Dönemin kaynaklarında Tuğrulşah’ın kızının “Hüma” adını taşıdığını kesin biçimde gösteren bir kayıt bulunmamaktadır. Günümüzde kullanılan “Melike Hüma Hatun” adı büyük ihtimalle televizyon dizisinin senaryo gereği tercih ettiği bir isimdir.
Tarihî belgelerde kendisi daha çok:
- Melike Hatun
- Melike-i Âdile
- İsmetü’d-dünya ve’d-din
- Safvetü’l-İslâm ve’l-müslimîn
gibi unvan ve sıfatlarla anılmaktadır.
Buradaki “melike” hükümdar ailesine mensup kadınlara verilen bir unvan, “âdile” ise adaletli ve dürüst kadın anlamında kullanılan övgü sıfatıdır. Bu nedenle “Melike-i Âdile” ifadesinin onun gerçek isminden ziyade bir unvan veya sıfat olması mümkündür.
Melike Hatun’un Varlığını Gösteren En Önemli Belge

Melike Hatun’un gerçekten yaşamış olduğunu gösteren en önemli tarihî delil, Isparta’nın Uluborlu ilçesindeki Alâeddin Camii’nin kitabesidir.
Caminin 629/1231-1232 tarihli kitabesinde yapıdan, özetle:
“Şehit hükümdar Kılıçarslan oğlu Tuğrulşah’ın; âlim, âdil, din ve dünyanın ismetlisi, İslâm’ın ve Müslümanların seçkini olan kızı Melike’nin malından…”
şeklinde söz edilmektedir.
Bu kitabe, Melike Hatun’un yalnızca varlığını değil, Selçuklu hanedanı içinde yüksek bir mevkiye, kendisine ait bir servete ve hayır eseri yaptırabilecek ekonomik güce sahip olduğunu da ortaya koymaktadır.
Caminin I. Alâeddin Keykubad’ın hükümdarlığı zamanında inşa edilmesi, Melike Hatun’un bu tarihlerde Selçuklu ülkesinde bulunduğunu ve hanedan içerisindeki konumunu koruduğunu göstermektedir. Ancak kitabede Melike Hatun’dan açıkça “Sultan Alâeddin Keykubad’ın eşi” şeklinde söz edilmemektedir. Bu nedenle kitabe onun varlığını kesinleştirmekte, fakat evliliği tek başına ispatlamamaktadır.
I. Alâeddin Keykubad ile Evlendi mi?

Melike Hatun’un I. Alâeddin Keykubad ile evlendiğine ilişkin en önemli rivayetlerden biri Süryani tarihçisi Ebû’l-Ferec tarafından aktarılmaktadır.
Ebû’l-Ferec, Sultan Alâeddin Keykubad’ın amcası Tuğrulşah’ın kızı ve Cihanşah’ın kız kardeşi olan Melike ile evlendiğini bildirmektedir. Bu bilgiye dayanılarak Melike Hatun, bazı çalışmalarda I. Alâeddin Keykubad’ın eşleri arasında gösterilmektedir.
Ancak bu evlilik, Keykubad’ın diğer evlilikleri kadar sağlam ve ayrıntılı bilgilerle doğrulanamamaktadır.
Sultan’ın Alanya hâkimi Kir Fard’ın kızı Mahperi Hunat Hatun’la ve Eyyûbî hükümdarı Melik Âdil’in kızı Melike Adile Hatun’la yaptığı evlilikler, dönemin kaynaklarında düğün merasimlerine kadar ayrıntılı biçimde anlatılmaktadır. Tuğrulşah’ın kızıyla yapıldığı ileri sürülen evlilik hakkında ise aynı ölçüde açık bilgi bulunmamaktadır.
İbn Bîbî’nin eserinde de bu evlilik belirgin şekilde yer almamaktadır. Bu nedenle bazı tarihçiler Ebû’l-Ferec’in verdiği bilgiyi kabul ederken, bazı araştırmacılar söz konusu evliliğin gerçekleştiği kanaatine ihtiyatla yaklaşmaktadır.
Dolayısıyla tarihî açıdan en doğru ifade şudur:
I. Alâeddin Keykubad’ın amcasının kızı Melike Hatun’la evlendiğine dair tarihî bir rivayet bulunmaktadır; ancak bu evlilik kesin olarak ispatlanmış değildir.
Taht Mücadelesiyle İlişkisi Var mıydı?

I. Alâeddin Keykubad, babası I. Gıyâseddin Keyhüsrev’in 1211 yılında ölmesinin ardından ağabeyi I. İzzeddin Keykâvus ile taht mücadelesine girişmiştir. Bu mücadele sırasında amcası Erzurum Meliki Tuğrulşah ile Kilikya Ermeni hükümdarı Leon’un desteğini almaya çalışmıştır.
Ancak mücadeleyi kaybeden Alâeddin Keykubad önce Malatya’da, ardından Ankara Kalesi’nde hapsedilmiştir. Ağabeyi I. İzzeddin Keykâvus’un 1220 yılında ölmesi üzerine devlet adamları tarafından hapisten çıkarılarak Selçuklu tahtına oturtulmuştur.
Televizyon dizisinde Tuğrulşah’ın, Alâeddin’in hükümdarlığını kızı Melike Hüma ile evlenmesi şartına bağladığı anlatılmaktadır. Fakat mevcut tarihî kaynaklarda böyle bir şartın ileri sürüldüğünü gösteren güvenilir bir kayıt bulunmamaktadır.
Melike Hatun’un Alâeddin’e çocukluğundan beri âşık olduğu, onunla evlenmek için beklediği veya taht mücadelesinde belirleyici bir rol oynadığı yönündeki anlatılar da tarihî belgelere değil, dizinin dramatik kurgusuna dayanmaktadır.
Erzurum Meselesi ve Cihanşah

Melike Hatun’un kardeşi Rükneddin Cihanşah, babası Tuğrulşah’ın 1225 yılında ölmesinin ardından Erzurum Meliki olmuştur. Ancak Cihanşah zamanla Sultan Alâeddin Keykubad’dan uzaklaşmış; Eyyûbîlerle ve Celâleddin Hârizmşah’la yakınlaşmıştır.
Cihanşah, 1230 yılında gerçekleşen Yassıçemen Savaşı’nda Celâleddin Hârizmşah’ın yanında yer almıştır. Savaşın Alâeddin Keykubad ve Eyyûbî müttefikleri tarafından kazanılmasının ardından Erzurum, Türkiye Selçuklu Devleti’ne bağlanmıştır.
Ebû’l-Ferec, Alâeddin Keykubad’ın daha sonra hem Cihanşah’ı hem de onun kız kardeşi olan eşini öldürttüğünü ileri sürmektedir. Bununla birlikte bu rivayet başka tarihî bilgilerle tam olarak uyuşmamaktadır. Bazı kaynaklarda Cihanşah’ın öldürülmediği, kendisine Selçuklu ülkesinde ikta verildiği aktarılmaktadır. Bu nedenle Melike Hatun’un öldürüldüğü yönündeki bilgi de kesin kabul edilemez.
Melike Hatun’un nerede ve hangi tarihte vefat ettiği, mezarının nerede bulunduğu ve çocuğunun olup olmadığı bilinmemektedir.
Eyyûbî Melike Adile Hatun ile Karıştırılmamalıdır
Tuğrulşah’ın kızı Melike Hatun ile Eyyûbî hanedanından gelen Melike Adile Hatun birbirinden tamamen farklı iki kişidir.
Tuğrulşah’ın kızı Melike Hatun, Selçuklu hanedanına mensuptur ve Alâeddin Keykubad’ın amcasının kızıdır.
Melike Adile veya Melike-i Adiliye Hatun ise Eyyûbî Sultanı Melik Âdil Ebû Bekir’in kızı ve Selâhaddin Eyyûbî’nin yeğenidir. Alâeddin Keykubad’la 1227 yılında siyasi bir evlilik yapmış; İzzeddin Kılıçarslan ve Rükneddin Süleyman isimli iki şehzadenin annesi olmuştur.
İki kadının kaynaklarda birbirine benzeyen “Melike”, “Âdile” ve “İsmetü’d-dünya ve’d-din” gibi unvanlarla anılması, zaman içerisinde kimliklerinin birbirine karıştırılmasına yol açmıştır.
Kayseri’deki Çifte Kümbet’te medfun bulunan kadın, Tuğrulşah’ın kızı değil; Eyyûbî Melik Âdil’in kızı olan Melike Adile Hatun’dur.
Tarihin Gölgede Bıraktığı Bir Selçuklu Melikesi

Tuğrulşah’ın kızı Melike Hatun, hakkında sınırlı bilgi bulunan fakat varlığı bir yapı kitabesiyle doğrulanan önemli bir Selçuklu hanedan mensubudur. Uluborlu’daki hayır eseri, onun servet sahibi, yüksek unvanlar taşıyan ve Selçuklu toplumunda saygın bir konuma sahip kadın olduğunu göstermektedir.
Bununla birlikte gerçek adının Hüma olduğu, Alâeddin Keykubad’a büyük bir aşk beslediği ve Sultan’la evlenmesinin tahta çıkış şartı hâline getirildiği yönündeki anlatıların tarihî temeli bulunmamaktadır.
I. Alâeddin Keykubad’la evlendiğine ilişkin rivayet tamamen reddedilemeyecek kadar eski bir kaynağa dayanmakta; fakat kesin tarihî gerçek olarak sunulamayacak kadar da tartışmalı bulunmaktadır.
Bu nedenle Melike Hatun’u anlatırken en doğru hüküm şudur:
Tuğrulşah’ın kızı Melike Hatun gerçek bir Selçuklu melikesidir; ancak “Melike Hüma” adıyla anlatılan aşk ve taht hikâyesinin önemli bir bölümü tarihî gerçeklerden ziyade televizyon senaryosunun ürünüdür.
Kaynaklar
- İbn Bîbî, El-Evâmirü’l-Alâiyye fi’l-Umûri’l-Alâiyye, çev. Mürsel Öztürk, Ankara, 1996.
- Gregory Ebû’l-Ferec, Ebû’l-Ferec Tarihi, Cilt II, çev. Ömer Rıza Doğrul, Ankara, 1950.
- Osman Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, İstanbul, 1993.
- Seval Orhan Dündar, Selçuklular Zamanında Anadolu’da Evlilik (1075-1308), Marmara Üniversitesi, 2016.
- Mehibe Şahbaz, “Türkiye Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubad’ın Kolonoros Kalesini Fethi ve Siyasi Evlilikleri”, 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum, Cilt 7, Sayı 19, 2018.
- Faruk Sümer, “Tuğrul Şah”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi.
- Türkiye Kültür Portalı, “Uluborlu Alâeddin Camii”.
- Uluborlu Alâeddin Camii’nin 629/1231-1232 tarihli inşa kitabesi.

Araştırmacı Yazar: Ahmet Koç
www.devletialiyyei.com







