SHIH-PI (ŞİBİ) KAĞAN
Doğu Göktürk Kağanlığı’nın 603-609 yılları arasındaki hükümdarı Kimin Kağan öldükten sonra yerine, Shih-pi (Şibi Kağan, Ashina Duoji) adını alacak olan Tou-chi geçti.
- yüzyılın başlarındaki en kudretli hükümdarlardan biri olan Shih-pi Kağan’ın yaptığı ilk iş, Göktürk geleneklerine uygun şekilde üvey annesi İ-ch’eng Prenses ile evlenmek oldu.
Göktürk Devleti’nin Sui Hanedanı karşısında kaybettiği siyasi üstünlüğü yeniden tesis eden ve bozkır konfederasyonunu zirveye taşıyan tarihî bir şahsiyettir. Kimin Kağan’ın (Yami Kağan) oğlu olan Shih-pi Kağan, 609-619 yılları arasında sürdürdüğü hükümdarlığı boyunca izlediği kararlı dış politika ve askerî stratejiler sayesinde Çin üzerindeki Türk nüfuzunu en yüksek seviyeye ulaştırmıştır.
Tarihî kaynaklarda doğumu ve ilk gençlik yılları hakkında ayrıntılı biyografik veriler bulunmamakla birlikte, babasının hükümdarlığı döneminde Çin ile yürütülen tabiiyet ilişkilerinin gölgesinde yetiştiği bilinmektedir. Kimin Kağan’ın ölümünden sonra 609 yılında tahta geçen Shih-pi Kağan, babasının izlediği teslimiyetçi ve pasif politikayı tamamen reddederek tarihî bir tersine dönüşe imza atmıştır.
UNVANIN ANLAMI VE SİYASÎ NİTELİĞİ

Çin yıllıklarında “Shih-pi” (Shibi) olarak kaydedilen bu adlandırma, eski Türkçe unvanların Çince karakterlerle fonetik aktarımından ibarettir.
Göktürk devlet geleneğinde Kağan unvanı yalnızca askerî başkomutanlığı değil, aynı zamanda kut sahibi olmayı, boyları bir arada tutan meşru siyasi otoriteyi ve adaleti sağlayan devlet başkanlığını simgelemektedir.
Shih-pi Kağan’ın unvanı ve tahta çıkışı, Doğu Göktürk Devleti için jeopolitik bir zihniyet değişimini ifade etmektedir. Çin vesayetine ve entrikalarına karşı duran bu anlayış, Altay ve Ötüken merkezli bozkır hâkimiyetinin yeniden ihyasını ve Göktürk kağanının Doğu Asya’daki tek meşru ve üstün güç olduğunu ilan etme niteliği taşımaktadır.
SİYASÎ VE ASKERÎ ORTAM VE ÇİN İLE İLİŞKİLER

Göktürklerin iç çekişmelerle zayıfladığı bu dönemde Doğu Göktürk Devleti’ni kendilerine ilelebet bağladıklarını ve kuzeyden hiçbir tehdit gelmeyeceğini düşünen Çin Sui İmparatoru Yang, devlet adamı P’ei Chü’nün İpek Yolu üzerindeki vaha devletlerinin zenginliklerine dikkat çekmesi üzerine devletin odağını Orta Asya’nın batısına yönlendirmişti.
Ancak Çin sarayının hesapları, Shih-pi Kağan’ın tahta geçişiyle altüst oldu.
Bu sırada Sui Hanedanlığı’nın kuzeyden güneye uzanan Büyük Kanal’ın yapımı için harcadığı devasa masraflar ve ağır iş yükü, halk arasında ciddi sosyal huzursuzluklara yol açmıştı. Çin halkı Sui Hanedanlığı’na karşı isyan etmeye başladı ve bu isyancılar Doğu Göktürk Devleti’ne sığınarak Shih-pi Kağan’ın himayesine girdiler.
Sui sarayı, Göktürklerin yeniden güçlenmesini engellemek amacıyla çeşitli entrikalara başvurdu. Çinliler, Shih-pi Kağan’ın Soğd asıllı yetenekli veziri Shihi-shu-hu-hsi’yi hedef alan bir kumpas düzenleyerek onu katlettiler ve Shih-pi Kağan’a karşı isyan edeceği yönünde iftira attılar.
Çinli yöneticiler, bu vezir öldürüldüğünde Doğu Göktürklerin başsız kalacağını ve daha itaatkâr hâle geleceğini düşünüyorlardı. Ancak iftiralara kanmayan Shih-pi Kağan, bu kumpasa sert tepki göstererek Çin ile olan barış durumunu sona erdirdi ve birkaç bin süvariyle savaş ilan etti.
Bu sırada Çin İmparatoru, Göktürklerin hemen yanı başındaki kuzey eyaletlerini teftişe çıkmıştı. Bu nedenle savunmasız durumdaydı ve savaş kısa sürede sonuçlanabilecek bir hâl almıştı.
Ancak Hatun İ-ch’eng, İmparatoru bu durum konusunda uyardı. Bunun üzerine İmparator aceleyle kendi topraklarına dönerek Yen-men Kalesi’ne sığındı ve kuşatma başladı.
YENİDEN ŞEKİLLENEN BOZKIR GÜCÜ VE YEN-MEN KALESİ KUŞATMASI (615)

Shih-pi Kağan’ın izlediği kararlı politika, kısa sürede bozkırdaki tüm Türk ve akraba boyların yeniden Ötüken’e bağlanmasını sağladı. Askerî ve ekonomik altyapısını güçlendiren Doğu Göktürk Kağanlığı, Çin sınır boylarına düzenlediği akınlarla kaybettiği prestij ve üstünlüğü adım adım geri kazandı.
Tarihî Not – Yen-men Kalesi Kuşatması (615):

615 yılında cereyan eden Yen-men Kalesi Kuşatması, Türk tarihinin en görkemli askerî hadiselerinden biridir.
Shih-pi Kağan, ani ve stratejik bir baskınla Sui İmparatoru Yang’ı Yen-men Kalesi’nde kıstırdı ve çemberi giderek daralttı. Çin imparatoru, kale surlarından kurtarılmayı beklerken Shih-pi Kağan Çin üzerindeki siyasi ve askerî üstünlüğünü açık biçimde ortaya koydu.
İmparator, içinde bulunduğu bu durumdan kurtulmak için adamlarından tavsiye istedi. Kendisine sunulan tavsiyelerden biri, Göktürk geleneğinde hatunların ordunun stratejilerini bildiği ve İ-ch’eng Hatun’un Çin hanedanlığına bağlı olduğu düşüncesinden hareketle onun yardımının istenmesiydi.
Bunun yanında Liao, yani Kore’nin kuzeybatısı bölgesinden askerî yardım alınması gerektiği de değerlendirildi.
Yardım isteğine cevap veren İ-ch’eng Hatun, Shih-pi Kağan’ı geri çekilmeye ikna etmek amacıyla Göktürk ülkesinde iç karışıklık çıktığını söyledi.
Bunun üzerine Shih-pi Kağan kuşatmayı kaldırarak geri çekildi.
Her ne kadar kuşatma sona ermiş olsa da bu ağır darbe, Sui Hanedanı’nın otoritesini ciddi biçimde sarstı. Yaşanan gelişmeler hanedanlığın çöküşünü hızlandırdı ve yerine Tang Hanedanlığı’nın kurulmasına zemin hazırladı.
ŞAHSİYETİ VE TARİHÎ KİŞİLİĞİ
Tarihî kayıtlar ve akademik araştırmalar ışığında Shih-pi Kağan’ın şahsiyeti ve devlet adamlığı üç temel nitelik etrafında şekillenmektedir:
1. Bağımsızlık Yanlısı ve Kararlı Devlet Adamlığı
Babasının aksine Çin etkisine karşı tavizsiz bir duruş sergileyen Shih-pi Kağan, devletin iç işlerine yönelik Çin müdahalelerini kararlılıkla reddetmiştir.
Çin elçilerinin kışkırtmalarını etkisiz hâle getirmiş, millî bozkır kimliğini ve Göktürk bağımsızlığını devlet politikasının merkezine yerleştirmiştir.
2. Stratejik İhtiyat ve Askerî Deha
Shih-pi Kağan yalnızca büyük ordular sevk eden bir kumandan değil, aynı zamanda rakibinin zayıf anını kollayan stratejik bir zekâya sahipti.
Sui Hanedanı’nın iç karışıklıklarını, kanal inşaatının getirdiği sosyal huzursuzlukları ve halk isyanlarını son derece iyi analiz ederek hamlelerini doğru zamanlamayla gerçekleştirmiştir.
3. Dış Politikada Siyasi Denge Yönetimi
618 yılında Sui Hanedanı yıkılıp Çin’de iç savaş baş gösterdiğinde Shih-pi Kağan, Çinli taht adayları ve isyancı liderler arasında dengeleyici bir güç konumuna yükselmiştir.
Tang Hanedanı’nın kurucusu Li Yuan (İmparator Gaozu) dâhil olmak üzere pek çok Çinli general, Göktürk kağanına tabiiyet arz ederek ondan askerî destek ve at yardımı talep etmiştir.
Shih-pi Kağan, Çin’deki iç savaşı kendi siyasi çıkarları doğrultusunda değerlendirerek Türk devletinin güvenliğini ve ekonomik çıkarlarını korumuştur.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
619 yılında Çin üzerine yeni bir sefer hazırlığı içindeyken ansızın vefat eden Shih-pi Kağan, arkasında bozkırın en güçlü ve heybetli devlet yapılarından birini bırakmıştır.
Onun yaklaşık on yıllık hükümdarlık dönemi, Doğu Göktürk Devleti’nin fetret ve vesayet döneminden çıkarak yeniden Doğu Asya’nın güçlü siyasi aktörlerinden biri hâline geldiği önemli bir dönemdir.
Yen-men Kalesi Kuşatması ile Çin’e indirilen ağır darbe ve Sui Hanedanı’nın yıkılarak Tang Hanedanı’nın doğuşuna zemin hazırlanması, Shih-pi Kağan’ın tarihî mirasındaki en önemli dönüm noktalarındandır.
O, Türk devlet geleneğinde devleti yeniden derleyip toplayan, itibarını yükselten ve bağımsızlık meşalesini güçlendiren müstesna hükümdarlardan biri olarak tarih sahnesindeki yerini almıştır.
KAYNAKÇA
- Ahmet Taşağıl, Göktürkler
- Türkler, Cilt 5
Hazırlayan: Kerem Kuzu
Aydın Menderes Tarih Öğrencisi