Yüce Türk Devleti
Yüce Türk Devleti, (Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye)2014 yılında Hacı Ali Eğerci ile birlikte amatör bir ruhla oluşturduğumuz bir tarih sayfasıdır. Mütevazı imkânlarla başlayan bu çalışma, zaman içerisinde zenginleşen içeriği ve genişleyen okuyucu kitlesiyle bugün kapsamlı bir Türk tarihi ansiklopedisi görevini üstlenmektedir.
Sayfamızda; Türk dünyasında yaşamış ve tarihte iz bırakmış hükümdarlar, hakanlar, padişahlar, şehzadeler, sultanlar, devlet adamları, komutanlar, âlimler, mutasavvıflar, sanatkârlar ve diğer önemli şahsiyetlerin hayatlarına yer vermekteyiz.
Bunun yanında Türk tarihinin önemli olaylarını, savaşlarını, antlaşmalarını, devletlerini, tarihî yapılarını, mimari eserlerini ve kültürel mirasını da ayrıntılı biçimde ele almaktayız.
Yazılarımızı hazırlarken güvenilir tarihî kaynaklardan, akademik çalışmalardan ve toplum tarafından kabul görmüş kıymetli tarihçilerimizin eserlerinden yararlanmaktayız. Kullandığımız kaynakları mümkün olduğunca yazılarımızın sonunda belirterek okuyucularımıza güvenilir, anlaşılır ve doğrulanabilir bilgiler sunmaya özen göstermekteyiz.
Amacımız yalnızca geçmişte yaşanmış olayları aktarmak değildir. Türk tarihini doğru anlamak, doğru anlatmak, tarihî şahsiyetlerimizi gelecek nesillere tanıtmak ve Türk milletinin binlerce yıllık devlet ve medeniyet hafızasını yaşatmak en önemli hedefimizdir.
Türkiye’nin yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri’nden ve birçok Avrupa ülkesinden takipçilerimizin bulunması, çalışmalarımızın farklı coğrafyalara ulaştığını göstermektedir. Türk tarihini bütün zenginliğiyle, ayrıntılarıyla ve gerçek kimliğiyle ziyaretçilerimize sunmayı millî ve tarihî bir sorumluluk olarak kabul etmekteyiz.
Devletin Gerçek Adı

Cumhuriyet döneminden sonra hazırlanan popüler yayınlarda ve halk arasında bu büyük Türk devleti için yaygın biçimde “Osmanlı Devleti” adı kullanılmaya başlanmıştır.
Ancak devlet, hüküm sürdüğü dönemde kendisini bugün yaygın biçimde kullandığımız şekliyle “Osmanlı Devleti” olarak adlandırmamıştır. Dönemin resmî belgelerinde, devlet yazışmalarında ve tarihî metinlerinde;
- Devlet-i Aliyye
- Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye
- Devlet-i Osmaniyye
adları kullanılmıştır.
Dolayısıyla bu devlet isimsiz değildir. Devlet, çağının anlayışına ve kendi devlet geleneğine uygun olarak son derece güçlü, anlamlı ve yüce bir adlandırma kullanmıştır.
Devlet-i Aliyye, “Yüce Devlet” veya “Yüksek Devlet” anlamına gelmektedir. Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye ise Osmanlı hanedanının idaresindeki Yüce Türk Devleti’ni ifade etmektedir.
Ülke içerisinde kullanılan temel ad Devlet-i Aliyye, yani Yüce Devlet olmuştur. Devlet kendisini sıradan bir hanedan yönetimi olarak değil, Türk devlet geleneğinin ve hâkimiyet anlayışının devamı olan büyük bir devlet olarak görmüştür.
Döneme ait resmî vesikalarda ve bu vesikaları esas alan bilimsel çalışmalarda, günümüzdeki yaygın şekliyle “Osmanlı Devleti” ifadesinden ziyade Devlet-i Aliyye, Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye ve Devlet-i Osmaniyye adlarıyla karşılaşılmaktadır.
Yabancılar da Türk Devleti Demiştir

Devlet kendisini Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye olarak adlandırırken yabancılar da bu devleti Türk Devleti, halkını Türkler, hükümdarını ise Türk Sultanı olarak tanımış ve adlandırmıştır.
Yalnızca Avrupalılar değil, Türklerle siyasi, askerî, ticari veya diplomatik ilişki kuran yabancı devletler ve milletler de karşılarında bulunan bu büyük devleti Türk Devleti olarak kabul etmiştir.
Dünya bu devletin kurucusunun, taşıyıcısının ve hâkim unsurunun Türk milleti olduğunu bilmiştir. Devletin farklı dinlerden ve milletlerden toplulukları bünyesinde barındırması, onun Türk kimliğini ortadan kaldırmamıştır.
Aksine bu geniş coğrafya, Türk devlet geleneğinin adalet, nizam ve birlikte yaşama anlayışıyla yönetilmiştir.
Biz kendi devletimize hangi adı vermiş olursak olalım, yabancılar bizi yüzyıllar boyunca Türk, devletimizi de Türk Devleti olarak tanımıştır.
Devlet-i Aliyye Bir Türk Devletidir

Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye; kurucuları, hanedanı, devlet geleneği, hâkimiyet anlayışı, ordusu, dili, kültürü ve tarihî mensubiyeti bakımından yüzde yüz Türk devletidir.
Bu hakikat, devletin farklı dinlere, dillere ve milletlere mensup insanları asırlar boyunca yönetmiş olmasıyla değişmez. Bir devletin geniş coğrafyalara hâkim olması veya bünyesinde farklı topluluklar barındırması, onun millî ve tarihî kimliğini ortadan kaldırmaz.
Devlet-i Aliyye’nin kurucu iradesi Türk’tür.
Devlet geleneği Türk’tür.
Ordusunun ana gücü Türk’tür.
Devleti yöneten hanedan Türk’tür.
Devletin tarihî aidiyeti ve medeniyet anlayışı Türk devlet geleneğinin devamıdır.
Bu nedenle Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye, yüzde yüz Türk devletidir.
İmparatorluk Değil, Büyük Bir Devlet

Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye hiçbir zaman kendisini bir “imparatorluk” olarak adlandırmamıştır. Kendi resmî adında da açıkça görüldüğü üzere kendisini devlet olarak tanımlamıştır.
Biz emperyal bir millet değiliz. Türk devlet anlayışı, yalnızca toprakları ele geçirip halkları sömürmek üzerine kurulmuş bir anlayış değildir. Türk devlet geleneğinin temelinde nizam, adalet, hâkimiyet, güvenlik ve devletin devamlılığı bulunmaktadır.
Devlet-i Aliyye’yi modern dönemin emperyal ve sömürgeci devletleriyle aynı kavram altında değerlendirmek, onun tarihî kimliğini ve Türk devlet anlayışını doğru biçimde yansıtmaz.
Devlet-i Aliyye, sömürge kurmak amacıyla ortaya çıkmış emperyal bir yapı değil; geniş coğrafyalarda asırlar boyunca nizam kurmuş büyük bir Türk devletidir.
Bu sebeple Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye’yi tanımlarken “imparatorluk” yerine, devletin kendi kullandığı tarihî ve resmî ad olan Devlet-i Aliyye, yani Yüce Devlet ifadesini kullanmayı önemsiyoruz.
Devlet-i Ebed-Müddet Anlayışı

Osmanlı devlet geleneğinde kullanılan “Devlet-i Aliyye-i ebed-peyvend” ifadesi, devletin sonsuza kadar varlığını sürdürmesi idealini anlatmaktadır.
1699 tarihli Karlofça Antlaşması sonrasında devletin büyük toprak kayıplarına uğramasının ardından, belki de devlete ve millete manevi bir destek olması amacıyla “Devlet-i ebed-müddet” anlayışı daha güçlü biçimde vurgulanmıştır.
Devlet-i Aliyye-i ebed-peyvend ile Devlet-i ebed-müddet ifadeleri aynı ebedilik düşüncesini taşımaktadır. Her iki ifade de devletin sonsuza kadar yaşaması, milletin bağımsızlığının korunması ve Türk devlet geleneğinin kesintisiz biçimde devam etmesi ülküsünü anlatmaktadır.
Bu düşünce yalnızca siyasi bir temenni değildir. Türk milletinin devlete verdiği değerin, devletin devamlılığına duyduğu inancın ve tarih boyunca taşıdığı ebedî devlet ülküsünün bir ifadesidir.
Doğru Adlandırmanın Önemi
Başkalarının tarihî yanlışlarını düzeltirken kendi yanlışlarımızı da görmemiz ve kullandığımız tarihî ifadeleri doğru biçimde yazmamız gerektiğine inanıyoruz.
Bu büyük devletin tarihî adı “Devlet-i Aliye” değildir. Doğru ifade “Devlet-i Aliyye”, tam adı ise “Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye” şeklindedir.
Buradaki amacımız “Osmanlı” adından kaçınmak veya bu isme karşı çıkmak değildir. “Osmanlı” denilmesinden hiçbir çekincemiz bulunmamaktadır. Aksine Osmanlı adıyla, Osmanlı hanedanıyla ve Osmanlı döneminde Türk milletinin meydana getirdiği büyük medeniyetle gurur duyuyoruz.
Ancak tarihî doğruluk bakımından devletin kendi döneminde kullandığı adın Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye olduğunu bilmenin ve gelecek nesillere doğru biçimde aktarmanın önemli olduğuna inanıyoruz.
Türk Devletlerinin Adı Her Zaman Türk’tür

Adı Büyük Hun Devleti, Göktürk Kağanlığı, Karahanlı Devleti, Büyük Selçuklu Devleti, Anadolu Selçuklu Devleti, Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye veya Türkiye Cumhuriyeti olsun; bütün bu devletlerin temelinde aynı büyük tarihî hafıza, aynı devlet geleneği ve aynı millet bulunmaktadır.
Bu milletin adı Türk milletidir.
Adı ve dönemi ne olursa olsun, Türk milletinin kurduğu devletlerin kimliği her zaman Türk olmuştur.
Biz ülke içerisinde devletlerimize çağın şartlarına göre farklı adlar vermiş olabiliriz. Ancak yabancılar bizi yüzyıllar boyunca Türk, kurduğumuz devletleri de Türk Devleti olarak tanımıştır.
Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye de yüzde yüz Türk devletidir.
Adı ne olursa olsun, Türk devletlerinin adı ve kimliği her zaman Türk olmuştur.
Allah, başta Türkiye Cumhuriyeti Devleti olmak üzere bütün Türk devletlerini korusun; Türk milletinin birliğini, dirliğini, bağımsızlığını ve devletini ebediyen daim eylesin.
Kurucularımız

Devletialiyyei.com , 2014 yılında Ahmet Koç ve Hacı Ali Eğerci tarafından birlikte kurulmuştur.
Projenin tarih araştırmaları, içeriklerinin hazırlanması, yazıların oluşturulması ve genel yayın çalışmaları Ahmet Koç tarafından yürütülmektedir.
Sitenin kuruluşundan bugüne kadar bütün teknik altyapısı, yazılım süreçleri, sistem yönetimi, güncellemeleri ve dijital devamlılığı ise Hacı Ali Eğerci tarafından sağlanmaktadır.
Ahmet KOÇ
Kurucu ve Genel Yayın Yönetmeni
Türk Tarihi Araştırmacısı ve Yazar
Hacı Ali EĞERCİ
Kurucu
Teknik Altyapı ve Sistem Yönetimi Sorumlusu