HAS MURAD PAŞA

Fatih Sultan Mehmed’in Rumeli Beylerbeyi

Has Murad Paşa, Fatih Sultan Mehmed döneminin önemli Osmanlı devlet adamı ve askerî kumandanlarından biridir. İstanbul’un fethinin ardından Osmanlı sarayında yetişmiş, devlet hizmetinde yükselerek Rumeli Beylerbeyi olmuş ve Fatih Sultan Mehmed’in 1473 yılında Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan üzerine düzenlediği büyük doğu seferine katılmıştır. Hayatının ilk yılları hakkında kaynaklarda ayrıntılı bilgiler bulunmamakla birlikte, Osmanlı hizmetine girdikten sonra kısa sürede yüksek makamlara ulaşması, saray çevresinde güven kazandığını ve askerî kabiliyetiyle öne çıktığını göstermektedir. Doğum tarihi ve doğum yeri kesin olarak bilinmemekte, ailesi ve kökeni hakkındaki bilgiler ise daha çok kardeşi Mesih Paşa hakkındaki kaynaklardan öğrenilmektedir.

Kökeni ve Ailesi

Has Murad Paşa’nın ailesi hakkında elde bulunan bilgilerin önemli bir bölümü kardeşi Mesih Paşa üzerinden takip edilebilmektedir. Mesih Paşa’nın Rum asıllı olduğu ve Bizans’ın son imparatorluk ailesi olan Paleologos hanedanıyla bağlantılı bulunduğu kaynaklarda belirtilmektedir. Venedikli tarihçi Giovanni Maria Angiolello’nun verdiği bilgilere göre Has Murad Paşa ile kardeşi Mesih Paşa, Bizans imparatorluk ailesine yakın bir aileden gelmekteydi. Bazı araştırmalarda anneleri tarafından Venedik’in önemli ailelerinden Contarini ailesiyle de akrabalıklarının bulunduğu ileri sürülmektedir. Bununla birlikte Has Murad Paşa’nın Paleologos hanedanındaki kesin soy bağlantısını açık biçimde ortaya koyan tartışmasız bir belge bulunmadığından, bu bilgiler tarihî kaynakların aktardığı kuvvetli rivayetler olarak değerlendirilmelidir. Kesin olarak bilinen hususlardan biri, Has Murad Paşa’nın Mesih Paşa’nın ağabeyi olduğudur. Kaynaklarda iki kardeş dışında ailenin başka fertlerinden de söz edilmekte, bunlardan birinin Hristiyan olarak yaşamaya devam ettiği aktarılmaktadır.

İstanbul’un Fethi ve Osmanlı Hizmetine Girişi

Has Murad Paşa’nın hayatındaki en büyük dönüm noktası 29 Mayıs 1453 tarihinde İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethedilmesi oldu. Kaynaklarda Has Murad ile kardeşi Mesih’in fetih sırasında Osmanlıların eline geçtiği, daha sonra Fatih Sultan Mehmed’in hizmetine alınarak saray çevresinde yetiştirildiği belirtilmektedir. Osmanlı sarayında eğitim gören Has Murad, İslamiyet’i kabul ederek devlet hizmetine girdi ve zaman içerisinde askerî-idarî görevlerde yükselmeye başladı. Fatih Sultan Mehmed döneminde fethedilen bölgelerdeki yetenekli kişilerin Osmanlı devlet sistemine kazandırılması, imparatorluğun yönetici kadrolarını güçlendiren önemli uygulamalardan biriydi. Has Murad Paşa ile kardeşi Mesih Paşa da bu sistem içerisinde öne çıkan isimler arasında yer aldı. Has Murad Paşa’nın saraya girdikten sonraki ilk görevleri kaynaklarda ayrıntılı biçimde belirtilmemekle birlikte, ilerleyen yıllarda ulaştığı makamlar ve büyük seferlerde aldığı görevler, Fatih Sultan Mehmed’in kendisine önemli ölçüde güven duyduğunu göstermektedir.

Has Murad Paşa’nın Yükselişi

Has Murad Paşa, Osmanlı sarayında yetişmesinin ardından özellikle askerî sahada öne çıkmaya başladı ve 1470’li yıllara gelindiğinde devletin önemli yöneticileri arasına girdi. Fatih Sultan Mehmed tarafından Rumeli Beylerbeyi görevine getirildi. Bu görev, Osmanlı devlet teşkilâtının en önemli askerî ve idarî makamlarından biriydi. Rumeli Beylerbeyi, Osmanlı Devleti’nin Avrupa topraklarındaki askerî kuvvetlerin önemli bir bölümünün sevk ve idaresinde görev alıyor, büyük seferler sırasında Rumeli askerlerinin başında bulunuyor ve gerektiğinde ordunun öncü birliklerine kumanda ediyordu. Has Murad Paşa’nın böyle yüksek bir makama getirilmesi, yalnızca askerî kabiliyetini değil aynı zamanda padişahın kendisine duyduğu güveni de göstermektedir. Fatih Sultan Mehmed döneminde Rumeli Beylerbeyliği gibi görevler, özellikle büyük seferler sırasında son derece kritik bir önem taşıdığı için Has Murad Paşa’nın devlet içerisindeki mevkii sıradan bir idarî görevden çok daha ileri bir seviyedeydi.

Has Murad Paşa ve İstanbul’un İmarı

Has Murad Paşa yalnızca askerî faaliyetleriyle değil, İstanbul’un yeniden imarında üstlendiği rolle de tanınmaktadır. İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed şehrin büyük bir Osmanlı başkentine dönüştürülmesi için geniş çaplı bir imar hareketi başlatmış, devlet adamları da camiler, medreseler, imaretler, hamamlar ve çeşitli vakıf eserleri yaptırarak bu sürece katkıda bulunmuşlardır. Has Murad Paşa da İstanbul’un Aksaray bölgesinde kendi adını taşıyan önemli bir külliye yaptırmıştır. Bugünkü Aksaray çevresinde yer alan Murad Paşa Külliyesi, 1471-1472 yıllarında inşa edilmeye başlanmış ve dönemin önemli dinî ve sosyal merkezlerinden biri haline gelmiştir. Külliye içerisinde cami, medrese, imaret, hamam ve çeşitli hizmet yapıları bulunuyordu. Has Murad Paşa’nın Mart 1473 tarihli vakfiyesi, onun yalnızca askerî bir kumandan olmadığını, aynı zamanda İstanbul’un şehirleşmesine ve sosyal hayatına katkıda bulunan güçlü bir devlet adamı olduğunu göstermektedir. Külliyenin çevresi zamanla gelişmiş, Murad Paşa adı yalnızca yapılara değil bulunduğu bölgeye de verilmiş ve burası İstanbul’un önemli yerleşim alanlarından biri haline gelmiştir.

Osmanlı ve Akkoyunlu Rekabeti

Has Murad Paşa’nın hayatının son yılları, Osmanlı Devleti ile Akkoyunlu Devleti arasında Anadolu hâkimiyeti için yaşanan büyük siyasî rekabet dönemine rastladı. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan, Doğu Anadolu, Azerbaycan ve İran coğrafyasında geniş bir hâkimiyet kurmuş ve dönemin en güçlü Türk hükümdarlarından biri haline gelmişti. Fatih Sultan Mehmed ise Anadolu’daki siyasî birliği güçlendirmek ve Osmanlı hâkimiyetini kesinleştirmek istiyordu. Bu iki büyük hükümdarın çıkarları özellikle Karaman meselesi, Trabzon’un Osmanlılar tarafından alınması, Anadolu’daki Türkmen beyleri üzerindeki nüfuz mücadelesi ve Venedik’in Osmanlı karşıtı siyaseti nedeniyle giderek daha fazla çatışmaya başladı. Akkoyunlu kuvvetlerinin 1472 yılında Osmanlı topraklarına yönelik saldırıları ve Tokat’ın yağmalanması, iki devlet arasındaki mücadelenin artık açık savaşa dönüşeceğini gösterdi. Fatih Sultan Mehmed bunun üzerine Akkoyunlu Devleti’ne karşı büyük bir doğu seferi hazırlığı başlattı ve Osmanlı ordusunun en önemli kumandanlarından biri olan Has Murad Paşa da bu seferde önemli görev üstlendi.

1473 Akkoyunlu Seferi

Fatih Sultan Mehmed, 1473 yılının baharında büyük Osmanlı ordusuyla doğuya hareket etti. Has Murad Paşa bu sefere Rumeli Beylerbeyi sıfatıyla katıldı ve Rumeli kuvvetlerinin önemli bir bölümünün sevk ve idaresinden sorumlu oldu. Osmanlı ordusunda Mahmud Paşa, Davud Paşa ve başka önemli kumandanların yanı sıra Fatih Sultan Mehmed’in oğulları da bulunuyordu. Osmanlı ordusunun amacı Uzun Hasan’ın kuvvetlerini açık bir meydan savaşına zorlamak ve Akkoyunlu askerî gücünü kesin biçimde etkisiz hale getirmekti. Uzun Hasan ise doğrudan büyük bir meydan savaşına girmek yerine arazinin avantajlarından, hızlı Türkmen süvarilerinden ve sahte geri çekilme taktiklerinden yararlanmayı amaçlıyordu. Akkoyunlu ordusunun en güçlü yönlerinden biri, düşmanı takip etmeye teşvik edip uygun bir bölgede geri dönerek ani saldırı düzenleyen hareketli süvari birlikleriydi. Has Murad Paşa’nın hayatının sonunu hazırlayan olay da bu taktiğin uygulanması sırasında meydana geldi.

Fırat Kıyısındaki Karşılaşma

Osmanlı ordusu Tercan çevresinde Fırat boyunca ilerlerken Akkoyunlu kuvvetlerinin karşı tarafta hareket ettiği görüldü. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmed, Has Murad Paşa ile Mahmud Paşa’yı yanlarına verilen kuvvetlerle bölgeyi kontrol etmek ve düşmanın hareketlerini takip etmek üzere görevlendirdi. Osmanlı birliklerinin karşısında Uzun Hasan’ın oğullarından Uğurlu Mehmed Bey bulunuyordu. Akkoyunlu birlikleri Osmanlı kuvvetleriyle kısa süreli bir çatışmaya girdikten sonra geri çekilmeye başladı. Fakat bu geri çekilme gerçek bir bozgun değildi. Uğurlu Mehmed Bey’in amacı Osmanlı birliklerini ana ordudan uzaklaştırmak, uygun olmayan bir bölgeye çekmek ve daha sonra ani bir saldırıyla etkisiz hale getirmekti. Tecrübeli bir kumandan olan Mahmud Paşa, Akkoyunlu birliklerinin bu hareketinin bir savaş hilesi olabileceğini fark etti ve Has Murad Paşa’yı geri çekilen düşmanın peşinden gitmemesi konusunda uyardı.

Mahmud Paşa’nın Uyarısı ve Has Murad Paşa’nın Kararı

Mahmud Paşa’nın uyarısına rağmen Has Murad Paşa geri çekilen Akkoyunlu kuvvetlerini takip etmeye karar verdi. Kaynaklarda bu kararın sebepleri hakkında farklı anlatımlar bulunmaktadır. Bazı tarihî anlatılarda Has Murad Paşa’nın çevresindeki kişilerin, kazanılacak zaferin şerefini Mahmud Paşa’ya bırakmaması yönünde kendisini teşvik ettiği belirtilmektedir. Başka değerlendirmelerde ise Has Murad Paşa’nın gençliği, askerî tecrübesinin Mahmud Paşa kadar fazla olmaması ve düşmanın gerçekten bozulduğunu düşünmesi üzerinde durulmaktadır. Her ne sebeple olursa olsun Has Murad Paşa, geri çekilen Akkoyunlu birliklerinin peşinden ilerlemeyi sürdürdü. Bu takip sırasında Osmanlı kuvvetleri ana ordudan giderek uzaklaştı ve Akkoyunlu birliklerinin hazırladığı tuzağın içerisine çekildi.

Akkoyunlu Tuzağı

Has Murad Paşa’nın kuvvetleri ilerledikçe Akkoyunlu birlikleri kontrollü biçimde geri çekilmeye devam etti ve Osmanlı askerlerini hareket imkânının daha sınırlı olduğu bir araziye çekti. Uygun an geldiğinde Uğurlu Mehmed Bey kumandasındaki Akkoyunlu süvarileri aniden geri dönerek saldırıya geçti. Hazırlıksız yakalanan Osmanlı birliklerinin düzeni kısa sürede bozuldu ve geri çekilmek güçleşti. Dar arazi, Fırat’ın konumu ve Akkoyunlu süvarilerinin ani saldırıları Osmanlı kuvvetlerini zor durumda bıraktı. Çarpışma Has Murad Paşa’nın birlikleri açısından ağır bir yenilgiye dönüştü ve kaynaklarda yaklaşık 4.000 Osmanlı askerinin kaybedildiği belirtilmektedir. Turahanoğlu Ömer Bey, Aydınoğlu Hacı Bey ve Ahmed Çelebi gibi önemli isimler Akkoyunlular tarafından esir alındı. Bu yenilgi, Fatih Sultan Mehmed’in büyük doğu seferi sırasında Osmanlı ordusunun karşılaştığı en ciddi kayıplardan biri oldu.

Has Murad Paşa’nın Ölümü

Has Murad Paşa, kuvvetlerinin bozguna uğramasının ardından askerleriyle birlikte Fırat üzerinden geri çekilmeye çalıştı. Ancak nehrin geçilmesi sırasında yaşanan kargaşa içinde Fırat’ta boğularak hayatını kaybetti. Tarih 4 Ağustos 1473 idi. Has Murad Paşa’nın ölümü bazı anlatımlarda doğrudan Otlukbeli Meydan Muharebesi sırasında gerçekleşmiş gibi gösterilse de bu doğru değildir. Has Murad Paşa, 11 Ağustos 1473 tarihinde yapılan Otlukbeli Meydan Muharebesi’nden 7 gün önce, Fırat çevresinde meydana gelen bu öncü çarpışmada hayatını kaybetmiştir. Böylece İstanbul’un fethinden sonra Osmanlı sarayına girerek devletin en önemli askerî makamlarından biri olan Rumeli Beylerbeyliğine kadar yükselen, İstanbul’da kendi adını taşıyan külliyeyi yaptıran ve Fatih Sultan Mehmed’in büyük Akkoyunlu seferine katılan Has Murad Paşa’nın hayatı, 4 Ağustos 1473 tarihinde sona ermiştir.

KAYNAKLAR

  • Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, “Mesih Paşa”, Hedda Reindl-Kiel.
  • Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, “Otlukbeli Savaşı”, Feridun M. Emecen.
  • Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, “Murad Paşa Külliyesi”, Zeynep Hatice Kurtbil.
  • Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, “Mahmud Paşa”, Feridun M. Emecen.
  • Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, “Mehmed”, Halil İnalcık.
  • Giovanni Maria Angiolello, Fatih Sultan Mehmed dönemi ve Osmanlı-Akkoyunlu mücadeleleri üzerine anlatıları.
  • Kemalpaşazâde, Tevârîh-i Âl-i Osman.
  • Âşıkpaşazâde, Tevârîh-i Âl-i Osman.
  • Neşrî, Kitâb-ı Cihannümâ.
  • Tursun Bey, Târîh-i Ebü’l-Feth.
  • Kritovulos, Fatih Sultan Mehmed dönemi tarihi.
  • Has Murad Paşa Vakfiyesi, Mart 1473.

 

Araştırmacı Türk Tarihi Yazarı – Ahmet Koç
www.devletialiyyei.com