Elvend Mirza

Uzun Hasan’ın Torunu ve Akkoyunlu Devleti’nin Son Büyük Hükümdarlarından Biri

Elvend Mirza, Akkoyunlu Devleti’nin parçalanma ve çözülme döneminde öne çıkan en önemli hanedan mensuplarından biridir. Babası Yusuf Mirza, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın oğullarından biriydi; bu nedenle Elvend Mirza, Uzun Hasan’ın torunu ve Sultan Halil ile Sultan Yakub’un yeğeniydi. Kardeşi Muhammedî Mirza da daha sonra Akkoyunlu taht mücadelelerinde önemli rol oynayacaktı. Elvend Mirza’nın siyasî hayatı, Sultan Yakub’un 1490 yılında ölümünün ardından Akkoyunlu Devleti’nde başlayan büyük iktidar mücadelesi içerisinde şekillendi. Hanedan içerisindeki farklı şehzadelerin çeşitli Türkmen emirleri ve aşiretler tarafından desteklenmesi, devletin merkezî yapısını giderek zayıflatmış ve Elvend Mirza’yı da bu büyük taht mücadelesinin başlıca aktörlerinden biri hâline getirmiştir.

Doğumu, Ailesi ve Hanedan İçindeki Yeri

Elvend Mirza’nın kesin doğum tarihi kaynaklarda açık biçimde belirtilmemektedir. Bununla birlikte XV. yüzyılın ikinci yarısında doğduğu ve Uzun Hasan’ın torunları arasında yetiştiği bilinmektedir. Babası Yusuf Mirza, Selçuk Şah Begüm ile Uzun Hasan’ın oğullarından biri olup Sultan Yakub’un kardeşiydi. Elvend Mirza bu bakımdan Akkoyunlu hanedanının merkez koluna mensuptu ve Bayındır boyunun hükümdarlık geleneği içerisinde yetişmişti. Uzun Hasan döneminde büyük bir imparatorluk hâline gelen Akkoyunlu Devleti, Elvend Mirza’nın gençlik döneminde artık eski siyasî istikrarını büyük ölçüde kaybetmişti. Bu ortamda hanedan mensubu olmak yalnızca hükümdarlık için bir hak sağlamıyor, aynı zamanda güçlü Türkmen aşiretlerinin ve emirlerin desteğini kazanmayı da zorunlu hâle getiriyordu. Elvend Mirza’nın hayatı boyunca karşılaşacağı en büyük mesele de tam olarak bu olacaktı.

Sultan Yakub’un Ölümünden Sonra Başlayan Karışıklık

Sultan Yakub’un 1490 yılında ölmesi Akkoyunlu Devleti’nde uzun süre devam edecek bir siyasî krizin başlangıcı oldu. Yakub’un yerine çocuk yaştaki oğlu Baysungur geçirildi ancak gerçek iktidar güçlü emirlerin ve atabeglerin eline geçti. Farklı Türkmen grupları kendi çıkarlarına uygun şehzadeleri desteklemeye başladılar ve kısa süre içerisinde Baysungur, Rüstem, Ahmed Gövde, Murad Mirza, Muhammedî Mirza ve Elvend Mirza gibi hanedan üyeleri arasında büyük bir iktidar mücadelesi ortaya çıktı. Uzun Hasan zamanında hükümdarın şahsî otoritesiyle bir arada tutulan aşiret konfederasyonu, artık birbirinden bağımsız hareket eden emirlerin ve şehzadelerin oluşturduğu rakip siyasî merkezlere ayrılıyordu. Elvend Mirza’nın hükümdarlık iddiası da bu karmaşık ortam içerisinde gelişti.

Ahmed Gövde Dönemi ve Yeni Taht Mücadelesi

Akkoyunlu taht mücadelelerinin önemli isimlerinden biri olan Ahmed Gövde, Osmanlı ülkesinde geçirdiği yılların ardından Akkoyunlu topraklarına dönmüş ve 1497 yılında hükümdarlığı ele geçirmişti. Ahmed Gövde, devletin merkezî otoritesini yeniden güçlendirmek ve Türkmen emirlerinin siyasî gücünü sınırlandırmak istiyordu. Ancak bu politika güçlü aşiret reislerinin büyük tepkisini çekti. Ahmed Gövde’nin Pürnek ve Kaçar gibi güçlü gruplarla çatışması sonunda açık bir savaşa dönüştü ve kendisi 1497 yılının sonlarında İsfahan yakınlarında yapılan mücadelede öldürüldü. Ahmed’in ölümüyle birlikte Akkoyunlu tahtı yeniden boş kaldı ve farklı emirler kendi destekledikleri şehzadeleri öne çıkarmaya başladılar. Bu gelişme, Elvend Mirza’nın doğrudan hükümdarlık mücadelesine girmesinin önünü açtı.

Tebriz’de Hükümdar İlan Edilmesi

Ahmed Gövde’nin ölümünün ardından Elvend Mirza Akkoyunlu tahtının en güçlü adaylarından biri hâline geldi. Âmid ve çevresindeki bazı Akkoyunlu beyleri ile Türkmen emirleri Elvend’i desteklemeye başladılar. Yûsuf Mirza’nın oğlu olması ve Uzun Hasan’ın torunu olarak hanedan içerisinde güçlü bir meşruiyet taşıması onun en önemli avantajlarından biriydi. 1498 yılında Elvend Mirza Tebriz’de hükümdar ilan edildi. Dönemin güçlü emirlerinden İbe Sultan da onun hükümdarlığını tanıdı. Böylece Elvend, Akkoyunlu Devleti’nin en önemli siyasî ve kültürel merkezi olan Tebriz’de hükümdarlık makamına oturmuş oldu. Ancak onun iktidarı bütün Akkoyunlu coğrafyasında kabul edilmedi ve aynı anda başka şehzadeler de farklı bölgelerde hükümdarlık iddiasını sürdürmeye devam etti.

Murad Mirza ile İlk Rekabet

Elvend Mirza’nın karşısındaki önemli rakiplerden biri Sultan Yakub’un oğlu Murad Mirza idi. Ahmed Gövde’nin ölümünden sonra Fars bölgesindeki bazı emirler Murad’ı hükümdar ilan etmişlerdi. Ancak Akkoyunlu siyasî ittifakları son derece hızlı değişiyordu. İbe Sultan daha sonra Elvend Mirza’nın hükümdarlığını kabul ederek Murad’ı desteklemekten vazgeçti. Şirvan’dan gelen Murad yakalandı ve Meraga yöresindeki Rûyindiz Kalesi’ne hapsedildi. Böylece Elvend Mirza, hanedan içerisindeki önemli rakiplerinden birini geçici olarak etkisiz hâle getirdi. Fakat Akkoyunlu taht mücadelesi bu gelişmeyle sona ermedi; kısa süre içerisinde Elvend’in karşısına kendi kardeşi Muhammedî Mirza çıkacaktı.

Muhammedî Mirza ile Kardeş Mücadelesi

Elvend Mirza’nın kardeşi Muhammedî Mirza da güçlü Türkmen emirleri tarafından desteklenerek hükümdarlık iddiasında bulundu. İbe Sultan’ın kardeşleri Nur Ali ve Eşref, Muhammedî Mirza’yı hükümdar ilan ederek Şiraz’ı ele geçirdiler. Böylece Uzun Hasan’ın aynı oğlundan gelen iki torun farklı siyasî grupların başına geçmiş oldu. Elvend Mirza Tebriz ve Azerbaycan merkezli bir güç oluştururken, Muhammedî Mirza Fars bölgesinde etkisini artırıyordu. İki kardeş arasındaki mücadele 1499 yılında Aziz Kendi’nde yapılan savaşta belirleyici bir noktaya ulaştı. Bu savaşta Muhammedî Mirza üstün geldi ve Elvend’in en önemli destekçilerinden İbe Sultan öldürüldü. Elvend Mirza yenilginin ardından Tebriz’i terk ederek Âmid’e çekilmek zorunda kaldı ve Muhammedî Mirza Tebriz’de hâkimiyet kurdu.

Muhammedî Mirza’nın Ölümü

Muhammedî Mirza’nın üstünlüğü uzun sürmedi. Akkoyunlu hanedan mücadelesi devam ederken Muhammedî Mirza, Murad Mirza ile giriştiği mücadelede İsfahan civarında öldürüldü. Onun ölümüyle Elvend Mirza’nın önündeki en önemli rakiplerden biri ortadan kalkmış oldu. Akkoyunlu tahtı için artık esas olarak Elvend Mirza ile Murad Mirza karşı karşıya kalmıştı. Her iki şehzadenin de farklı Türkmen aşiretleri ve emirler tarafından desteklenmesi, yeni bir büyük savaş ihtimalini ortaya çıkardı. Ancak devletin uzun süredir devam eden iç mücadelelerden büyük zarar görmesi nedeniyle iki taraf arasında arabuluculuk girişimleri başladı ve sonunda bir anlaşmaya varıldı.

Akkoyunlu Devleti’nin İkiye Bölünmesi

1500 yılında Elvend Mirza ile Murad Mirza arasında yapılan anlaşma Akkoyunlu Devleti’nin fiilen iki ayrı siyasî bölgeye ayrılmasına yol açtı. Anlaşmaya göre Âmid, Azerbaycan ve Arrân Elvend Mirza’nın hâkimiyetine bırakılırken Irakeyn, Kirman ve Fars bölgeleri Murad Mirza’nın yönetimine verildi. Böylece Uzun Hasan döneminde geniş bir coğrafyada tek merkezden yönetilen Akkoyunlu Devleti resmen olmasa bile fiilen iki hükümdarın idaresine bölünmüş oldu. Elvend Mirza batı ve kuzeydeki Akkoyunlu bölgelerinin en güçlü hükümdarı durumuna gelirken Murad Mirza İran’ın iç ve güney bölgelerinde hüküm sürmeye başladı. Bu bölünme, devletin merkezî yapısının ne kadar zayıfladığını açık biçimde gösteriyordu ve Akkoyunluların dış tehditlere karşı ortak bir güç oluşturmasını son derece zorlaştırdı.

Şah İsmail’in Ortaya Çıkışı

Elvend Mirza ile Murad Mirza Akkoyunlu topraklarını paylaşırken bölgenin siyasî geleceğini tamamen değiştirecek yeni bir güç ortaya çıkıyordu. Safevî tarikatının genç lideri İsmail, Gilan’daki uzun saklanma döneminden sonra Erdebil’e dönmüş ve ardından Anadolu’ya geçerek kendisine bağlı Türkmen müridlerini toplamaya başlamıştı. Safevî taraftarları özellikle Anadolu’daki Kızılbaş Türkmenler arasında büyük bir destek buldu. Şah İsmail kısa süre içerisinde önemli bir askerî kuvvet oluşturdu ve Azerbaycan üzerine yürümeye başladı. Akkoyunlu hanedanının yıllardır süren iç mücadelelerle zayıflamış olması Safevîlerin yükselişini kolaylaştırdı. Elvend Mirza açısından İsmail’in ilerleyişi doğrudan kendi topraklarını ve özellikle Tebriz üzerindeki hâkimiyetini tehdit ediyordu.

Elvend Mirza ile Şah İsmail’in Savaşı

1501 yılında Elvend Mirza ile Şah İsmail’in kuvvetleri Nahçıvan yöresinde karşı karşıya geldiler. Bu savaş, yalnızca Akkoyunlu ve Safevî kuvvetleri arasındaki askerî bir mücadele değil, İran ve Azerbaycan tarihinin geleceğini belirleyen büyük bir dönüm noktası oldu. Elvend Mirza sayı bakımından önemli bir kuvvete sahip olmasına rağmen Safevî ordusunun yüksek savaş gücü ve bağlılığı karşısında yenilgiye uğradı. Akkoyunlu ordusunun dağılması üzerine Elvend Mirza geri çekilmek zorunda kaldı. Şah İsmail ise zaferin ardından Tebriz’e girdi, hükümdarlık tahtına oturdu ve burada kendi adına para bastırıp hutbe okutarak Safevî Devleti’nin kuruluşunu ilan etti. Böylece Akkoyunluların uzun yıllar siyasî merkezi olan Tebriz Elvend Mirza’nın elinden çıktı ve bölge tarihinde yeni bir dönem başladı.

Tebriz’in Kaybı ve Yeniden Mücadele

Tebriz’in kaybedilmesi Elvend Mirza’nın siyasî hayatının sonu olmadı. Elvend Mirza Safevîlere karşı yeniden kuvvet toplamaya ve kaybettiği bölgeleri geri almaya çalıştı. Bir süre Erzincan ve çevresinde faaliyet gösterdiği, kendisine bağlı Türkmen kuvvetlerini yeniden bir araya getirmeye çalıştığı anlaşılmaktadır. Ancak Şah İsmail’in giderek güçlenen Safevî ordusu karşısında Elvend’in eski gücünü yeniden kurması mümkün olmadı. Safevîlerin Azerbaycan ve İran’daki hâkimiyetlerini genişletmeleri, Akkoyunlu emirlerinin önemli bir bölümünün de farklı taraflara dağılması Elvend’in siyasî hareket alanını giderek daralttı. Sonunda Elvend Mirza İran ve Azerbaycan üzerindeki hâkimiyet iddiasını büyük ölçüde kaybetti ve yeniden Diyarbekir bölgesine yöneldi.

Âmid ve Diyarbekir’e Çekilmesi

Elvend Mirza’nın son önemli siyasî merkezi Âmid, yani Diyarbekir oldu. Akkoyunlu hanedanının eski merkezlerinden biri olan bu bölge, hanedanın tarihî ve siyasî bakımdan en güçlü dayanaklarından biriydi. Şah İsmail karşısındaki yenilgilerden sonra Elvend Mirza burada varlığını sürdürmeye çalıştı ve Diyarbekir çevresindeki Akkoyunlu unsurlar üzerinde hâkimiyet kurdu. Ancak artık İran ve Azerbaycan’daki geniş toprakları yöneten güçlü bir hükümdar değil, Akkoyunlu Devleti’nin eski merkezlerinden birinde sınırlı hâkimiyet sürdüren bir hanedan mensubu durumundaydı. Safevîlerin hızlı yükselişi ve Akkoyunlu topraklarının farklı güçler arasında paylaşılması, Elvend Mirza’nın eski devleti yeniden birleştirme ihtimalini ortadan kaldırdı.

Elvend Mirza’nın Ölümü

Elvend Mirza hayatının son yıllarını Diyarbekir ve Âmid çevresinde geçirdi. Ölüm yılı konusunda kaynaklarda küçük farklılıklar bulunmakla birlikte güçlü başvuru kaynaklarında 1505 yılı öne çıkmaktadır. Elvend Mirza’nın ölümüyle birlikte Uzun Hasan’ın torunları arasındaki en güçlü hükümdarlardan biri daha tarih sahnesinden çekilmiş oldu. Onun ölümünün ardından Akkoyunlu hanedanının bölgedeki siyasî varlığı daha da zayıfladı ve Safevî Devleti İran ile Azerbaycan’daki hâkimiyetini sağlamlaştırdı. Akkoyunlu hanedanının diğer kolunu temsil eden Murad Mirza ise bir süre daha mücadeleye devam edecek, ancak o da Şah İsmail karşısında kalıcı bir başarı elde edemeyecekti.

Elvend Mirza’nın Tarihî Önemi

Elvend Mirza, Akkoyunlu Devleti’nin son dönemini anlamak açısından son derece önemli bir şahsiyettir. Uzun Hasan’ın torunu olarak hanedanın güçlü bir kolunu temsil etmiş, Tebriz’de hükümdar ilan edilmiş, kardeşi Muhammedî Mirza ile taht mücadelesine girişmiş, Murad Mirza ile Akkoyunlu ülkesini paylaşmış ve sonunda Şah İsmail’in yükselişiyle karşı karşıya kalmıştır. Onun siyasî hayatı, Akkoyunlu Devleti’nin nasıl büyük bir imparatorluktan birbirleriyle mücadele eden hanedan kollarına bölündüğünü açık biçimde göstermektedir. Elvend Mirza’nın 1501 yılında Şah İsmail karşısında uğradığı yenilgi ise Akkoyunlu tarihinin en önemli kırılma noktalarından biridir; bu yenilginin ardından Tebriz’in kaybedilmesi ve Safevî Devleti’nin kurulması, yalnızca Akkoyunluların değil bütün İran ve Azerbaycan coğrafyasının siyasî geleceğini değiştirmiştir.

Kısa Bilgiler

Adı: Elvend Mirza
Hanedanı: Akkoyunlu – Bayındır Boyu
Babası: Yusuf Mirza
Dedesi: Uzun Hasan
Kardeşi: Muhammedî Mirza
Amcaları arasında: Sultan Halil, Sultan Yakub
Hükümdarlığının merkezi: Tebriz, daha sonra Âmid ve Diyarbekir
Tebriz’de hükümdar ilan edilmesi: 1498
Muhammedî Mirza ile savaşı: 1499, Aziz Kendi
Murad Mirza ile ülkenin paylaşılması: 1500
Şah İsmail ile savaşı: 1501, Nahçıvan yöresi
Tebriz’in kaybı: 1501
Ölümü: Yaklaşık 1505
Ölüm bölgesi: Âmid / Diyarbekir

Kaynakça

Faruk Sümer, “Akkoyunlular”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi.

Rosemarie Quiring-Zoche, “Aq Qoyunlu”, Encyclopaedia Iranica.

John E. Woods, The Aqquyunlu: Clan, Confederation, Empire, University of Chicago Press.

Hasan-ı Rumlu, Ahsenü’t-Tevârîh.

Fazlullah b. Rûzbihân Huncî, Târîh-i Âlem-ârâ-yı Emînî.

Gıyâseddin Hândmîr, Habîbü’s-Siyer.

Budak Münşî Kazvînî, Cevâhirü’l-Ahbâr.

Hazırlayan

Ahmet Koç
www.devletialiyyei.com