MOLLA LÜTFÎ (LUTFULLAH)

(Tokatlı Osmanlı Âlimi, Şairi ve Matematikçisi)


Doğumu ve Ailesi (1446)

Asıl adı Lutfullah olan ve kaynaklarda Molla Lütfî, Sarı Lütfî, Deli Lütfî ve idamından sonra Maktûl Lütfî olarak anılan bu önemli Osmanlı âliminin, XV. yüzyılın ortalarında yaklaşık 1446 yılında Tokat’ta doğduğu kabul edilmektedir. Molla Lütfî ilk tahsilini, çağının âlimlerinden olan babası Kutbüddin Hasan’ın yanında görmüş ve küçük yaşlardan itibaren ilim meclislerinde yetişmiştir.


İstanbul’a Gelişi ve İlmi Eğitimi (1460’lar)

Tahsilini ilerletmek amacıyla İstanbul’a gelen Molla Lütfî, dönemin önde gelen ilim adamlarından Sinan Paşa’dan mantık, kelâm ve felsefe dersleri almış; onun yönlendirmesiyle Osmanlı bilim dünyasının en önemli matematikçilerinden biri olan Ali Kuşçu’dan matematik tahsil etmiştir. Bu eğitim süreci onun yalnızca dinî ilimlerde değil, aynı zamanda fennî ilimlerde de söz sahibi bir âlim haline gelmesini sağlamıştır.


Fâtih Devri ve Saray Kütüphanesi (1470)

Hocası Sinan Paşa’nın vezirliğe yükselmesinin ardından Molla Lütfî, 1470 yılında Fâtih Sultan Mehmed tarafından saray kütüphanesine hâfız-ı kütüb olarak tayin edilmiştir. Bu görev sayesinde sarayda bulunan nadir yazmaları inceleme imkânı elde etmiş; kısa sürede çeşitli ilim dallarında görüş beyan edebilecek seviyeye ulaşmıştır. Bu dönemde padişahla arasında oldukça yakın bir dostluk kurulduğu da kaynaklarda zikredilmektedir.


Görevden Alınma ve Sinan Paşa ile Sürgün (1476)

Bir süre sonra vakıf kitaplarına hıyanet suçlamasıyla görevinden uzaklaştırılmış, ardından müderrislik vazifesine tayin edilmiştir. Daha sonra hocası Sinan Paşa’nın Seferihisar’a sürülmesi üzerine onunla birlikte İstanbul’dan ayrılmıştır.


II. Bayezid Devri ve Müderrislik Yılları (1481–1494)

Fâtih Sultan Mehmed’in vefatından sonra İstanbul’a dönen Molla Lütfî, II. Bayezid tarafından Bursa Yıldırım Bayezid Medresesi’ne müderris olarak tayin edilmiştir. Daha sonra Filibe Şehâbeddin Paşa Medresesi, Edirne Dârülhadis, İstanbul Semâniye ve Bursa Murâdiye medreselerinde görev yapmıştır.

Bu süreçte ilmî tartışmalardaki sert üslubu ve bazı ilmiye mensuplarını hicvetmesi, kendisine karşı düşmanlık oluşmasına zemin hazırlamıştır.


Zındıklık Suçlaması ve Yargılanması (1494)

Molla Lütfî hakkında “zındıklık ve ilhad” suçlamalarıyla bir soruşturma başlatılmış; II. Bayezid’in emriyle dönemin ileri gelen âlimlerinden oluşan bir mahkeme kurulmuştur. Özellikle bir ders sırasında namaz hakkında söylediği iddia edilen sözler tartışmalara yol açmıştır.

Ancak Taşköprizâde’nin aktardığına göre bu sözlerin bağlamı koparılmış; aslında huşû ile kılınan namazın önemini vurgulamak maksadıyla söylendiği ifade edilmiştir.


İdamı (1495)

Mahkeme sonucunda Molla Lütfî idama mahkûm edilmiş ve 23 Ocak 1495 tarihinde Atmeydanı’nda boynu vurularak idam edilmiştir. İnfazdan önce kendisine isnat edilen ilhad suçlamasını reddettiği ve kelime-i şehâdet getirdiği rivayet edilmektedir.

Klasik kaynakların büyük çoğunluğu, idamının gerçek sebebini ilmî rekabet ve haset-i akran olarak değerlendirmiştir.


Eserleri

Ḥâşiye ʿalâ Ḥâşiyeti’ş-Şerḥi’l-Meṭâliʿ
Mantık ilmine dair Meṭâliʿu’l-envâr üzerine yazılan şerhlere yapılmış kapsamlı bir hâşiye olup Molla Lütfî’nin en hacimli eseridir.

Ḥâşiye ʿalâ evâʾili Şerḥi’l-Mevâḳıf
Kelâm ilminin temel metinlerinden el-Mevâḳıf üzerine yapılan şerhin ilk bölümüne yazılmıştır.

es-Sebʿu’ş-şidâd
II. Bayezid’in huzurunda yapılan ilmî tartışmaların ardından kaleme alınmış olup bazı kelâmî görüşlere yöneltilen eleştirileri içerir.

Risâle fî taḥḳīḳi vücûdi’l-vâcib
İlk sebep ve zorunlu varlık meselesini ele alan bu risale, felsefe ile kelâm arasında kurduğu ilişkiyi göstermesi açısından önemlidir.

Ẕübdetü’l-belâġa
Belâgat ilminin temel kavramlarını ele alan ve klasik bir metnin özeti mahiyetinde hazırlanan bir eserdir.

Ḥâşiye ʿalâ Şerḥi’l-Miftâḥ
Belâgat ilmine dair yazılmış önemli bir hâşiye olup Şerḥu’l-Miftâḥ’taki güç meseleleri açıklamak üzere kaleme alınmıştır.

Tażʿîfü’l-meẕbaḥ
Matematik alanında “Delos Problemi” olarak bilinen bir küpün hacmini iki katına çıkarma meselesini ele almaktadır.

Risâle fi’l-ʿulûmi’ş-şerʿiyye ve’l-ʿArabiyye
Toplam yetmiş üç ilmin tasnif edildiği bu eser, Arap dili ve dinî ilimlerin sistematik bir sınıflandırmasını sunmaktadır.

Harnâme (Uslu Şücâ‘ Münazarası)
Türkçe kaleme alınmış mizahî bir eserdir. Münazara tarzında yazılmış olup dönemin edebî üslubunu yansıtır.


Günümüz Kültüründe Molla Lütfî

Osmanlı ilim tarihinde önemli bir yer işgal eden Molla Lütfî, günümüzde popüler tarih anlatılarında ve görsel medyada da yer bulmaktadır. TRT 1 ekranlarında yayımlanan “Fetihler Sultanı” adlı tarihî dizide Molla Lütfî karakteri, oyuncu Serhat Kılıç tarafından canlandırılmıştır.

Ayrıca dizinin senaristi Ozan Bodur’a, bu tarihî şahsiyeti yeniden gündeme taşıyarak günümüz toplumuna hatırlattığı için teşekkür etmek gerekir. Bu tür yapımlar, Osmanlı ilim dünyasının önemli simalarının yeni nesiller tarafından tanınmasına katkı sağlamaktadır.


Kaynakça

Abdülhak Adnan Adıvar, Osmanlı Türklerinde İlim.
Abdülkadir Karahan, “Molla Lütfi’nin Harname’si ve XV. Yüzyıl Sade Türk Nesri”.
Ahmet Yaşar Ocak, Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler (15–17. Yüzyıllar).
Atâî, Zeyl-i Şekāik.
Ayvansarâyî, Hadîkatü’l-cevâmi‘.
Âşık Çelebi, Meşâirü’ş-şuarâ.
Brockelmann, GAL.
Bursalı Mehmed Tahir, Osmanlı Müellifleri.
Ebû Dâvûd, “Sünnet”, 1.
Gazzî, el-Kevâkibü’s-sâʾire.
Hâlet İbrahim Bey, Tercüme-i Hâl-i Mevlânâ Lutfullah, İstanbul 1290.
Hoca Sâdeddin, Selimnâme.
Hoca Sâdeddin, Tâcü’t-tevârîh.
İbrahim Maraş, Molla Lütfi’nin Felsefî ve Kelâmî Görüşleri.
İbrahim Maraş, “Tokatlı Molla Lütfi: Hayatı, Eserleri ve Felsefesi”.
İsmail E. Erünsal, “Fatih Devri Kütüphaneleri ve Molla Lutfî Hakkında Birkaç Not”.
İsmail E. Erünsal, “XV–XVI. Asır Osmanlı Zendeka ve İlhad Tarihine Bir Katkı”.
İsmet Parmaksızoğlu, “Molla Lütfi ile İlgili Yeni Bir Belge”.
Kâtib Çelebi, Keşfü’ẓ-ẓunûn.
Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkire.
Latîfî, Tezkiretü’ş-şu‘arâ ve tabsıratü’n-nuzamâ.
Mahmûd b. Süleyman el-Kefevî, Ketâʾibü aʿlâmi’l-aḫyâr.
Mecdî, Şekāik Tercümesi.
Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmânî.
Molla Ehaveyn, es-Seyfü’l-meşhûr.
Molla Lutfi, Risâle fi’l-ʿulûmi’ş-şerʿiyye ve’l-ʿArabiyye.
Molla Lutfi, Şerḥu Risâleti’l-ʿulûmi’ş-şerʿiyye ve’l-ʿArabiyye.
M. Necip Yılmaz, Taşköprülüzâde ve es-Seâdetü’l-Fâhire.
M. Şerefeddin Yaltkaya, “Molla Lûtfî”.
M. Tayyib Gökbilgin, Edirne ve Paşa Livâsı.
Orhan Şaik Gökyay, Molla Lûtfi.
Orhan Şaik Gökyay, “Tokatlı Molla Lütfî’nin Harnâmesi”.
Sehî, Tezkire.
Süheyl Ünver, “Fatih’in Hususî Kütüphanesi…”.
Şükrü Kurgan, “Osmanlı Devrinde Mensur Hikayeciliğimize Ait Bir Eser”.
Şükrü Özen, “İslâm Hukukunda Zındıklık Suçu…”.
Şükrü Özen, “Molla Lutfî’nin İdamına Karşı Çıkan…”.
Taşköprizâde, el-Livâʾü’l-merfûʿ.
Taşköprizâde, eş-Şeḳāʾiḳ.
Tirmizî, “Îmân”, 18.


Ahmet Koç
Türk Tarih Araştırmacısı
www.devletialiyyei.com