İşbara Kağan
İşbara Kağan’ın Adı, Unvanları ve Kaynaklarda Geçen İsimleri
İşbara Kağan’ın adı, unvanları ve tarihî kaynaklarda geçen farklı isimleri, onun hayatını doğru şekilde anlayabilmek için üzerinde dikkatle durulması gereken konuların başında gelmektedir. Çünkü 6. yüzyılda yaşamış Göktürk hükümdarlarının adları çoğunlukla Türkçe metinlerden değil, Çin tarihçilerinin tuttukları kayıtlardan öğrenilmektedir. Çinli tarihçiler ise Türkçe adları kendi yazı sistemlerinde bulunan işaretlerle ve duydukları şekle en yakın seslerle kaydetmişlerdir. Bu sebeple aynı hükümdarın adı farklı eserlerde birbirinden değişik biçimlerde yazılmış, daha sonraki araştırmacılar da bu kayıtları farklı şekillerde Türkçeye aktarmıştır.
Bugün Türk tarih yazıcılığında “İşbara Kağan” veya “Işbara Kağan” adıyla tanınan hükümdar, Göktürk Devleti’nin kurucusu Bumin Kağan’ın torunu ve Kara Kağan’ın oğludur. Çin kaynakları onun şahsî adını “Şetu” şeklinde kaydetmiştir. Tahta çıktıktan sonra ise şahsî adından çok, hükümdarlık unvanı olan İşbara Kağan adıyla tanınmıştır. Dolayısıyla “Şetu” ile “İşbara Kağan” iki farklı kişi değil, aynı hükümdarın tahta çıkmadan önceki adı ile hükümdarlığı sırasında kullandığı unvandır.
Aşina Şetu Adı
İşbara Kağan’ın Çin kaynaklarında kaydedilen adı “Aşina Şetu”dur. Geleneksel Çin yazısıyla “阿史那攝圖”, sadeleştirilmiş Çin yazısıyla ise “阿史那摄图” biçiminde yazılmaktadır. Latin harflerine aktarılırken “Āshǐnà Shètú”, eski Wade-Giles sisteminde ise “A-shih-na She-t’u” şeklinde gösterilmektedir.
Buradaki “Aşina” kelimesi, modern anlamda bir soyadı olarak değerlendirilmemelidir. Aşina, Göktürk Devleti’ni kuran ve kağanları çıkaran hanedanın Çin kaynaklarında kaydedilmiş adıdır. Çin tarihçileri Göktürk hükümdarlarından söz ederken onların mensup oldukları hanedanı belirtmek amacıyla isimlerinin önüne “Aşina” adını eklemişlerdir. Bu sebeple Aşina Şetu ifadesi, “Aşina Hanedanından Şetu” anlamında kullanılmaktadır.
“Şetu” ise İşbara Kağan’ın tahta çıkmadan önce Çin kaynaklarında kaydedilen şahsî adıdır. Ancak bunun hükümdarın gerçek Türkçe adının birebir karşılığı olup olmadığı kesin olarak bilinmemektedir. Çin yazısında yabancı adların seslerini tam olarak karşılayacak bir alfabe bulunmadığından Türkçe, Soğdca ve diğer Orta Asya dillerindeki adlar Çin işaretleriyle yaklaşık olarak kaydedilmiştir. Bu nedenle Şetu adı, hükümdarın Türkçe adının Çinceleştirilmiş veya Çin kulağının duyduğu şekliyle yazıya geçirilmiş biçimi olabilir.
Bazı Batılı çalışmalarda onun adı “Shetu”, “She-t’u” veya nadiren farklı okuma biçimleriyle aktarılmıştır. Türk tarihçilerinin büyük bölümü ise hükümdarı şahsî adı olan Şetu’dan çok, tahta çıktıktan sonra aldığı İşbara unvanıyla anmayı tercih etmektedir.
İşbara Adının Çin Kaynaklarındaki Yazılışı
İşbara unvanı Çin kaynaklarında geleneksel yazıyla “沙鉢略”, sadeleştirilmiş yazıyla “沙钵略” şeklinde kaydedilmiştir. Bu işaretler günümüz Çincesinde “Shābōlüè” biçiminde okunmaktadır. Eski araştırmalarda ve Wade-Giles çevriyazısında “Sha-po-lüeh” veya “Sha-po-lüe” şeklinde yazıldığı da görülmektedir.
Çinli tarihçiler tarafından kullanılan bu işaretlerin temel amacı, İşbara kelimesinin anlamını Çince olarak açıklamak değil, kelimenin sesini Çin yazısıyla mümkün olduğu kadar yakın biçimde kaydetmekti. Bu nedenle “Shābōlüè” ifadesi Çince bir hükümdarlık unvanı değil, İşbara adının Çince ses karşılığıdır.
Eski tarih kitaplarında hükümdarın adının “Şapolyo”, “Şabolyo” veya “Şapolüe” şeklinde yazılmasının sebebi de budur. Bu biçimler, Çin işaretlerinin eski okunuş ve çevriyazı sistemlerinden Türkçeye aktarılması sonucunda ortaya çıkmıştır. Ancak günümüzde Türk tarihçiliğinde en fazla “İşbara” ve “Işbara” biçimleri kullanılmaktadır.
İşbara Kağan’ın tahta çıkmasından önce Çin kaynaklarında çoğunlukla Şetu adıyla anılması, hükümdar olduktan sonra ise Şabolüe yani İşbara unvanıyla kaydedilmesi önemlidir. Nitekim Çin kaynaklarını esas alan akademik çalışmalarda onun 581 yılında kağan ilan edilmesinden sonra Şabolüe adıyla anılmaya başlandığı açıkça belirtilmektedir. Böylece İşbara adının onun doğuştan gelen şahsî adından çok, hükümdarlığı sırasında öne çıkan bir unvan olduğu anlaşılmaktadır.
İşbara Kelimesinin Kökeni
İşbara kelimesinin kökeni konusunda tarihçiler ve dil bilimciler arasında farklı görüşler bulunmaktadır. Kelimenin Eski Türkçedeki yazılışı genellikle “Išbara” veya “İšbara” biçiminde gösterilmektedir. Göktürk harfleriyle çevriyazıya aktarıldığında ise “𐰃𐱁𐰉𐰺𐰀” şeklinde yazılabilmektedir. Ancak bu yazımın, İşbara Kağan’ın yaşadığı dönemde bizzat onun tarafından kullanıldığını gösteren doğrudan ve tartışmasız bir Göktürkçe belge bulunmadığı unutulmamalıdır.
Bazı araştırmacılar İşbara unvanının Türkçe kökenli olmadığını, Hindistan ve Orta Asya kültür çevresinden Göktürklere geçmiş olabileceğini ileri sürmektedir. Bu görüşe göre kelime, Sanskritçede “hükümdar”, “efendi”, “sahip” veya “üstün kudret sahibi” gibi anlamlar taşıyan “Īśvara” kelimesiyle bağlantılı olabilir. Sanskritçe kökenli bu kelimenin Budizm ve Soğd kültür çevresi aracılığıyla Orta Asya’ya yayıldığı ve zamanla Türk hükümdarlık unvanları arasına girdiği düşünülmektedir.
Göktürk Devleti’nin hâkim olduğu coğrafya yalnızca Türk boylarının yaşadığı bozkırlardan ibaret değildi. Devletin sınırları içerisinde Soğd tüccarları, Budist din adamları, İran dilli topluluklar ve farklı kültür çevreleri bulunmaktaydı. Göktürk kağanları İpek Yolu üzerindeki ticareti kontrol ettikleri için Soğdlarla yakın ilişkiler kurmuşlardı. Bu nedenle bazı yabancı kökenli kelime ve unvanların Göktürk devlet teşkilatı içerisinde kullanılması olağan kabul edilmektedir.
Bununla birlikte İşbara kelimesinin kökeni kesin olarak çözülebilmiş değildir. Kelimenin doğrudan Sanskritçeden mi, Soğdca aracılığıyla mı, yoksa başka bir Orta Asya dilinden mi alındığı konusunda kesin bir hükme varılamamaktadır. Bu nedenle İşbara adını yalnızca tek bir anlama bağlamak yerine, farklı kültür çevrelerinin etkisi altında gelişmiş bir hükümdarlık unvanı olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.
İşbara Kağan’ın Tam Hükümdarlık Unvanı
Çin kaynaklarında İşbara Kağan’ın tam hükümdarlık unvanı şu şekilde kaydedilmiştir:
“伊利俱盧設莫何始波羅可汗”
Bu uzun unvan Latin harfleriyle “Yilijulu She Mohe Shiboluo Kehan” biçiminde aktarılmaktadır. Türk tarihçileri tarafından ise genel olarak:
İl Kül Şad Baga İşbara Kağan
veya
İllig Kül Şad Baga İşbara Kağan
şeklinde yeniden kurulmaktadır.
Bu unvanın her kelimesi, Göktürk devlet teşkilatı ve hükümdarlık geleneği bakımından ayrı bir anlam taşımaktadır. Ancak Çin kaynaklarında Türkçe seslerin tam karşılığının bulunmaması ve kelimelerin farklı araştırmacılar tarafından farklı okunması sebebiyle unvanın bütün unsurları üzerinde tam bir görüş birliği bulunmamaktadır.
“İl” veya “El” kelimesi Eski Türkçede devlet, ülke, teşkilatlanmış halk ve siyasî düzen anlamlarını taşımaktadır. “İllig” biçimi ise il sahibi, devletli veya ülke üzerinde hâkimiyet kurmuş hükümdar şeklinde yorumlanmaktadır. Bu unsur, İşbara Kağan’ın yalnızca belirli bir boyun başı olmadığını, Göktürk ülkesinin ve devlet teşkilatının en yüksek hükümdarı olduğunu ifade etmektedir.
“Kül” kelimesi, Göktürk hükümdarları ve hanedan üyeleri tarafından kullanılan eski bir unvan unsurudur. Daha sonraki Göktürk tarihinde Kül Tegin adında da görülen bu kelimenin tam anlamı tartışmalıdır. Bazı araştırmacılar kelimeyi şan, kudret ve yücelik bildiren bir unsur olarak değerlendirirken bazıları bunun doğrudan tercüme edilmemesi gereken geleneksel bir hanedan unvanı olduğunu kabul etmektedir.
“Şad”, Göktürk devlet teşkilatının en önemli idarî ve askerî unvanlarından biridir. Şadlar çoğunlukla kağan ailesine mensup prensler arasından seçiliyor ve devletin doğu veya batı kanadındaki büyük boy topluluklarını yönetiyorlardı. İşbara Kağan’ın tam unvanında Şad kelimesinin bulunması, onun tahta çıkmadan önce hanedan mensubu olarak önemli bir idarî ve askerî görev yürüttüğünü göstermektedir. Nitekim Taspar Kağan döneminde devletin doğu tarafında görev yaptığı ve kendisine kağanlık derecesinde bir yetki verildiği bilinmektedir.
“Baga” veya bazı çalışmalardaki yazılışıyla “Bagha” kelimesi de eski Türk hükümdarlık unvanlarında görülen bir şeref unsurudur. Çin kaynaklarında bu kelime “Mohe” sesleriyle karşılanmıştır. Kelimenin kesin anlamı tartışmalı olmakla birlikte hükümdarın gücünü, yüksek mevkiini ve seçkinliğini ifade eden bir unvan olduğu düşünülmektedir.
“İşbara”, hükümdarın şahsî adından sonra kazandığı veya tahta çıkışı sırasında öne çıkan hükümdarlık adıdır. Unvanın bu bölümü onun diğer hanedan mensuplarından ayrılmasını sağlamıştır. İşbara adının daha sonraki dönemlerde başka Göktürk hükümdarları ve devlet adamları tarafından da kullanılması, kelimenin yalnızca bir kişinin şahsî adı olmadığını, itibar taşıyan bir hükümdarlık ve devlet adamlığı unvanına dönüştüğünü göstermektedir.
“Kağan” ise bütün unvanın en önemli bölümüdür. Kağan, bağımsız Türk devletinin en yüksek hükümdarını ifade etmektedir. Yabgu, şad, tegin ve diğer hanedan mensupları kağanın altında görev yaparken devletin, ordunun, boyların ve ülkenin en yüksek otoritesi kağandı. İşbara’nın bu unvanı taşıması onun Göktürk hanedanı içerisindeki en yüksek siyasî makama ulaştığını göstermektedir.
Bununla birlikte tam hükümdarlık unvanını günümüz Türkçesine kesin bir cümle hâlinde çevirmek doğru olmayacaktır. Unvanın yaklaşık olarak “ülke ve devlet sahibi, yüksek şad, kudretli İşbara Kağan” gibi bir hâkimiyet ve yücelik anlamı taşıdığı düşünülebilir. Fakat tarihî unvanların her unsurunu bugünkü kelimelerle birebir karşılamak, kelimelerin dönemin devlet geleneği içerisindeki özel anlamlarını kaybetmesine yol açabilir.
584 Tarihli Mektubunda Kullandığı Unvan

İşbara Kağan’ın adını ve hükümdarlık anlayışını gösteren en önemli belgelerden biri, 584 yılında Sui İmparatoru Wen’e gönderdiği mektuptur. Çin kaynaklarında muhafaza edilen bu mektubun başlangıcında İşbara Kağan kendisini Büyük Göktürk Devleti’nin, göğün meydana getirdiği bilge ve kutsal hükümdarı olarak tanıtmaktadır. Ardından uzun hükümdarlık unvanını kullanarak Sui imparatoruna hitap etmektedir.
Bu ifade, İşbara Kağan’ın hükümdarlık yetkisini yalnızca hanedan soyundan veya devlet meclisinin kararından almadığını, aynı zamanda Gök Tanrı tarafından verilen kut anlayışına dayandırdığını göstermektedir. Eski Türk devlet geleneğinde kağan, yeryüzündeki hâkimiyet hakkını Gök Tanrı’dan alan hükümdar olarak kabul edilirdi. Dolayısıyla Çin imparatoruyla siyasî yakınlık kurmak zorunda kaldığı bir dönemde bile İşbara Kağan, mektubunun başlangıcında kendi hükümdarlığının kutsal kaynağını ve Göktürk Devleti’nin bağımsız siyasî kimliğini vurgulamıştır.
Bu mektup ayrıca İşbara Kağan’ın kullandığı tam unvanın yalnızca Çin tarihçilerinin sonradan oluşturduğu bir adlandırma olmadığını, Göktürk sarayının diplomatik yazışmalarında kullanılan resmî bir hükümdarlık ifadesine dayandığını göstermesi bakımından önemlidir.
İşbara mı, Işbara mı?
Türkçe tarih kitaplarında hükümdarın adı hem “İşbara” hem de “Işbara” şeklinde yazılmaktadır. Ahmet Taşağıl başta olmak üzere bazı tarihçiler “Işbara” biçimini tercih ederken başka akademik yayınlarda ve günümüz Türkçesindeki kullanımlarda “İşbara” yazılışı benimsenmiştir. Yabancı dildeki çalışmalarda ise genellikle “Ishbara Qaghan” biçimi kullanılmaktadır.
Bu farklılık, ayrı kişilerden veya ayrı unvanlardan kaynaklanmamaktadır. Tamamen tarihî kelimenin günümüz alfabesine aktarılmasıyla ilgili bir yazım farklılığıdır. Devletialiyyei.com’da metin bütünlüğünü korumak ve okuyucunun aramalarında daha kolay ulaşmasını sağlamak amacıyla ana yazım olarak İşbara Kağan kullanılacaktır. Kaynakçada eserlerin kullandığı “Işbara”, “Ishbara”, “Shābōlüè” ve “Şetu” gibi biçimler ise aslına uygun olarak korunacaktır.
Doğu Göktürk Kağanı Olarak Adlandırılması

İşbara Kağan çoğu eserde “Doğu Göktürk Devleti’nin hükümdarı” olarak tanıtılmaktadır. Ancak onun tahta çıktığı sırada Göktürk Devleti’nin doğu ve batı şeklindeki ayrılığı henüz bütün kurumlarıyla tamamlanmış değildi. İşbara, başlangıçta yalnızca doğu bölgesinin hükümdarı olmak amacıyla değil, Bumin Kağan tarafından kurulan büyük Göktürk Devleti’nin merkezî kağanı olarak tahta çıkarılmıştı.
Tardu Kağan’ın batı bölgesinde bağımsız hareket etmeye başlaması ve Çin’in hanedan üyeleri arasındaki anlaşmazlıkları kışkırtması sonucunda devlet fiilen iki ayrı siyasî merkeze ayrıldı. Bu gelişmeden sonra İşbara Kağan’ın doğrudan hâkim olduğu topraklar Göktürk ülkesinin doğu bölümünde kaldı. Bu nedenle tarihçiler onu geriye dönük olarak Doğu Göktürk hükümdarı şeklinde adlandırmaktadır.
Dolayısıyla İşbara Kağan’ın doğru tanımı; Göktürk tahtına büyük kağan olarak çıkan, ancak hükümdarlığı sırasında devletin doğu ve batı şeklinde ayrılması üzerine Doğu Göktürk ülkesini yönetmek zorunda kalan Aşina Hanedanı hükümdarıdır.
İşbara Kağan’ın taşıdığı uzun unvanlar, onun yalnızca bir savaşçı veya boy beyi olmadığını göstermektedir. O, Göktürk hanedanının en güçlü mensuplarından biri, devlet meclisinin kararıyla tahta çıkarılan büyük kağan ve Türk devlet geleneğinin en yüksek siyasî makamını temsil eden hükümdardı. Adının Çin, Soğd ve Türk kültür çevrelerinde farklı şekillerde kaydedilmiş olması ise Göktürk Devleti’nin 6. yüzyılda ne kadar geniş ve çok kültürlü bir coğrafyaya hükmettiğini ortaya koymaktadır.
Bu Bölümde Yararlanılan Kaynaklar
Ahmet Taşağıl, Gök-Türkler, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 5. Baskı, Ankara, 2021.
Omeljan Pritsak, “Old Turkic Regnal Names in the Chinese Sources”, Journal of Turkish Studies, Cilt 9, Harvard University, 1985, s. 205-211.
Liu Mau-tsai, Die chinesischen Nachrichten zur Geschichte der Ost-Türken (T’u-küe), Otto Harrassowitz, Wiesbaden, 1958.
Peter B. Golden, An Introduction to the History of the Turkic Peoples, Otto Harrassowitz, Wiesbaden, 1992.
Gerard Clauson, An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish, Clarendon Press, Oxford, 1972.
Nurcan Kalkır ve Selma Başkan, “Göktürk Kağanlarının Kültürden Uzaklaşma Eğilimi ve Sebepleri: Taspar Kağan ve İşbara Kağan”, Tarih İncelemeleri Dergisi, Cilt 34, Sayı 2, 2019, s. 595-608.
Sui Shu – Sui Hanedanı Tarihi, Göktürkler bölümü.
Bei Shi – Kuzey Hanedanları Tarihi, Göktürkler bölümü.
Tongdian, Göktürkler ve kuzey kavimleri bölümleri.
Zizhi Tongjian, Sui Hanedanı ve Göktürk ilişkilerine ait kayıtlar.

Hazırlayan:
Ahmet Koç
Türk Tarih Araştırmacısı
www.devletialiyyei.com



