29.10.2019, Salı

Sakarya Meydan Muharebesi

Sakarya Meydan Muharebesi

 

I. Dünya Savaşı döneminde kazanılan zaferler nedeniyle daha dik durarak ölmesi sağlandı. Mondros Mütarekesi ile başlayan, Diz çöktüremedikleri Osmanlı devletinin topraklarını parçalama planını masaya koyarak uygalanması başlamıştı. Burada Yunanistan dahi I. Dünya Savaşı’nda bize karşı bir cephesi olmaması ve Mondros’ta yer almamasına rağmen bir şekilde sürece dahil oldu. İngiltere, Fransa, İtalya gibi devletlerden ziyade Yunanistan gibi geçmişte Osmanlı tebaası olan, bir nevi azınlık olarak görülen bir milletin bir anda gelip senin topraklarında işgalci oldu. Ancak bu durum milli bütünleşme sürecini de hızlandırdı. Müdafaa-i hukuk cemiyeti gibi yapılanmaların tez elden oluşmasına neden oldu. Bu büyük tepki bir anlamda ülkenin dört bir yanındaki direniş hareketini tetikledi ve Milli Mücadele’nin genel çehresi hızla oluşmaya başladı. Mustafa Kemal Paşa ısrarla bu reaksiyonu sadece Yunanlara değil, Fransızlara, İngilizlere, İtalyanlara, kısaca bütün cephelere yöneltmenin gerektiğini düşündüğü için bunu daha sistemli bir direniş haline getirmeye çalıştı. Bu noktada Büyük Millet Meclisi’ne giden yol oluşturulmaya başlandı. Amasya’da başlayan Erzurum, Sivas, tekrar Amasya’da gelişen görüşmelerin gerçekleşmesi ve Ankara’da sistematize edilen yapının oluşması şeklinde devam etti.

1920’den itibaren ise Yunan ileri harekatı başladı. 15 Mayıs 1919 tarihinde Yunanlılar İzmir’e çıktı, Aydın, Ödemiş, Söke civarlarında yayılma süreci başladı. 1920’den sonra Büyük Millet Meclisi’nden itibaren Mustafa Kemal’in hızla düzenli orduya geçmesi Yunanların gözünü korkuttu. Tabi olayın arkasında farklı gelişen olaylar da söz konusu. Ben bu durumu hep ısrarla vurguluyorum. Yunanlılar sadece bir taşerondu. İngilizler hiçbir zaman kendileri savaşmazlar. Çanakkale’de de Anzakları savaştırdılar. Milli Mücadele sürecinde Anzaklar onlar için savaşmadıkları için devreye kara gücü olarak Yunanları koydular. Özellikle Musul, Kerkük petrollerine giden İstanbul-Bağdat demiryolunun güvenliğini sağlamak adına Yunanları kullanmak için Anadolu’da ileri harekat başlattılar. Kısaca Sakarya Meydan Muharebesi’ne giden süreç böyle başladı. Aslında bakarsanız Sakarya, Kütahya-Eskişehir Muharebeleri’nin devamıdır. Yunanların ikinci ileri harekatı Kütahya-Eskişehir Muharebeleri’nde Türk ordusunun bozulduktan sonra tamamen imha olması gerektiği için de gerçekleşti. Çünkü Yunanların hem Türk ordusunu hem de arkasındaki siyasi dayanağı mutlaka yok etmeye ihtiyaçları vardı. Bunu yapmadıkları sürece Batı Anadolu’daki varlıkları hep tehlikede olacaktı. Kütahya-Eskişehir Muharebeleri bu eksende başladı fakat Türk ordusu İsmet Paşa ve kumandanlarının dirayetli tavrı neticesinde tarihte görülmemiş bir başarıyla Sakarya’nın doğusuna çekildi. Firar eden 30 bin asker dışında neredeyse zayiat verilmeden bu süreç gerçekleşti ve yeniden tertiplenme süreci başladı. Kısaca Sakarya Meydan Muharebesi, Kütahya-Eskişehir hattının yaklaşık 100 km ötesindeki ikinci bir cephedir. Yunanların takip harekatının devamıdır. Sonuç itibariyle Yunan takip harekatı başarısız olur. Türk ordusunu bozma amacındalarken kendi orduları bozulmaya uğramıştır. Bu bozulma neticesinde ilerleyen dönemlerde takip harekatı gerçekleştiren taraf biz oluruz. Afyon siperlerine dayanana kadar bu süreç böyle devam eder. Bir sene sonra ise takip harekatının sonunda Büyük Taarruz gerçekleşir.

 Çanakkale Muharebeleri bizim lehimize sonuçlandı ancak Mondros ile birlikte topraklarımıza işgal başladı. Mondros sonrası Cevat Çobanlı Paşa Harbiye’de. Çanakkale’deki müstahkem mevkii teslimi görevi ise Selahattin Adil Bey’de. Beni bu süreçte çok etkileyen bir fotoğraf var. Selahattin Adil Bey İngiliz ve Fransız işgal komutanlarına Çanakkale’deki müstahkem mevkileri teslim ederken çekilen fotoğrafta inanılmaz bir surat ifadesine sahip. Suratından hayatının en kötü gününü yaşadığı o kadar anlaşılıyor ki. Şimdi o fotoğrafı aklınızda bulundurun. Bu olaydan üç yıl sonra Sakarya Meydan Muharebesi’nin kilit komutanlarından 2. Grup Komutanı Miralay Selahattin Adil Bey, Büyük Taarruz’dan sonra Milli Savunma Bakanı olur. Mustafa Kemal Paşa ilerleyen dönemlerde Milli Mücadele’nin başarıya kavuşmasının ardından ise Çanakkale’deki müstahkem mevkiler de dahil İstanbul’u geri almak için Selahattin Adil Paşa’yı gönderir. Yani Çanakkale’de savunduğu müstahkem mevkileri işgal kuvvetlerine teslim etmek zorunda kalan Selahattin Adil Paşa’ya bunun intikamını aldırmak üzere İstanbul'a gitti. Selahattin adil paşa  fotoğraflarda görüldüğü gibi duygularını nasıl ifade ediyor.

selahattin
1918 Müstahkem Mevki Komutan Vekili Selahattin Adil Bey'in savunduğu boğaz tabyalarını işgal güçlerine teslim ederken acı surat ifadesi.

selahattin 2
 Selahattin Adil Bey’i boğazları ve İstanbul'u teslim almak için gönderdiğinde 4 yıl öncesinin hesabını kapatırken ki mutluluğu.

selahattin 3
 Selahattin Adil Bey’i boğazları ve İstanbul'u teslim almak için gönderdiğinde 4 yıl öncesinin hesabını kapatırken ki mutluluğu.

Sakarya Meydan Muharebe sahası ile Çanakkale’yi ayıran çok önemli bir özellik var. O özelliğin adı Şevki Paşa. Şimdi Şevki Paşa’nın bir haritası vardır ve bu harita esas alınarak daha sonra birtakım jeo radar çalışmalarıyla şehitlikler tespit edildi. O dönemde milli parklar kamuoyunun gündeminde çok daha fazla yer aldığı için Çanakkale’ye çok ciddi ödenekler ayrılarak bu şehitliklerin ihyasına girişildi. Siperlerin, mevzilerin, anıtların düzenlenmesi gibi birçok çalışma yapıldı. Ancak Sakarya’da böyle bir şansımız yok. Çünkü Sakarya’nın bir Şevki Paşası yok. Sakarya Muharebeleri’nden iki hafta önce İstanbul’dan kaçırılarak getirilen dört beş tane harita subayı var. Onların hazırladığı derme çatma haritalarla bu savaş gerçekleşti. Ağustos sıcağında mevzilerin sürekli yer değiştirmesi, sürekli bir can pazarı hali bu konu üzerinde notlar yazmaya bir fırsat tanımıyordu. Dolayısıyla şehitlerin defnedildikleri yerleri kroki ile tespit etmek oldukça zor. Bizim gösterdiğimiz gayretlerle beş yıldır bu şehitlikler bulunuyor. Konuyla ilgili bilgi buldukça yapmak durumundayız. Bu çalışmalara ancak beş yıl önce başlayabildik. Bundan beş yıl önce bilinen üç tane şehitlik vardı. Bir tanesi Gazi Tepe’deki Fedai Müfreze Şehitliği’ydi. Bir tanesi Sakarya Merkez Şehitliği, diğeri ise Kırklar Şehitliği. Toplam iki yüz şehidin yeri biliyordu. Saydığım olumsuzlukların ötesinde araştırma yapılacak coğrafya çok geniş. Fevzi Paşa ise Mehmetçik arasında, dilinde Kur'an, 21 gün 22 gece devam eden Meydan Muharebesini idare etmiştir. İstiklâl Marşımızdaki duamız kabul olmuş, Allah'ın yardımıyla kahraman ordumuz galip gelmişti.