Baga Kağan
Baga Kağan, Göktürk Devleti’ni kuran Aşina Hanedanı’na mensup, 587-588 yılları arasında hükümdarlık yapmış Doğu Göktürk kağanıdır. Çin kaynaklarında şahsî adı Çulo-hou olarak kaydedilmiştir. Göktürk Devleti’nin kurucusu Bumin Kağan’ın torunu, Kara Kağan’ın oğlu ve İşbara Kağan’ın kardeşidir. Hükümdarlığı yaklaşık bir yıl sürmesine rağmen Göktürk tahtı üzerinde hak iddia eden Apa Kağan’ı esir alması, devletin parçalanmasını durdurmaya çalışması ve çıktığı son seferde savaş meydanında ölmesi sebebiyle Türk tarihinde önemli bir yere sahiptir.
Baga Kağan’ın Doğumu, Ailesi ve Adı

Baga Kağan’ın kesin doğum tarihi ve doğum yeri tarihî kaynaklarda belirtilmemiştir. Çin tarihçileri onun çocukluğu hakkında bilgi vermemiş, daha çok devlet yönetiminde görev almaya başladığı dönem ile hükümdarlığı sırasında meydana gelen olayları kaydetmişlerdir. Baga Kağan’ın 580’li yıllarda yabguluk gibi önemli bir makamda bulunduğu dikkate alındığında 6. yüzyılın ortalarına doğru veya bundan bir süre önce doğmuş olması mümkündür. Ancak kesin bir belge bulunmadığı için belirli bir doğum yılı vermek doğru değildir.
Baga Kağan, Göktürk Devleti’ni yöneten Aşina Hanedanı’na mensuptur. Babası, kaynaklarda Kara Kağan, İssik Kağan veya Yixiji Kağan adlarıyla geçen hükümdardır. Kara Kağan, Göktürk Devleti’nin kurucusu Bumin Kağan’ın oğludur. Bumin Kağan’ın 552 yılında ölümünden sonra Göktürk tahtına çıkmış, fakat çok kısa süre hüküm sürdükten sonra 553 yılında hayatını kaybetmiştir.
Bu şecereye göre Baga Kağan, Bumin Kağan’ın torunu; Mukan Kağan ile Taspar Kağan’ın yeğeni ve İşbara Kağan’ın kardeşidir. Annesinin adı ve hangi boya mensup olduğu bilinmemektedir. İşbara Kağan’la aynı anneden doğup doğmadığı konusunda da kesin bir kayıt bulunmamaktadır.
Baga Kağan’ın şahsî adı Çin kaynaklarında Çulo-hou, Chuluohou veya Ch’u-lo-hou biçimlerinde aktarılmıştır. Kaynaklarda geçen Aşina Çulo-hou ifadesindeki Aşina kelimesi modern anlamda bir soyadı değil, hükümdarın mensup olduğu hanedanın adıdır. Bu nedenle Aşina Çulo-hou ifadesi, “Aşina Hanedanı’ndan Çulo-hou” anlamına gelmektedir.
Hükümdarlık unvanı Çin kaynaklarında Mohe Kağan şeklinde kaydedilmiş, Türk tarihçiliğinde ise Baga Kağan veya Bagha Kağan olarak kullanılmıştır. Tahta çıkmadan önce taşıdığı en önemli unvan yabgudur. Yabgu, Göktürk devlet teşkilatında kağandan sonra gelen ve genellikle hükümdarın kardeşleriyle oğullarına verilen yüksek bir yönetim makamıdır.
Çocukluk ve Gençlik Yılları

Baga Kağan’ın çocukluk ve gençlik yılları, Göktürk Devleti’nin büyük bir bozkır imparatorluğuna dönüştüğü döneme rastlamaktadır. Dedesi Bumin Kağan, 552 yılında Juan-juan hâkimiyetine son vererek bağımsız Göktürk Devleti’ni kurmuştu. Babası Kara Kağan’ın kısa hükümdarlığının ardından amcası Mukan Kağan tahta çıkmış ve devletin sınırlarını büyük ölçüde genişletmişti.
Mukan Kağan döneminde Göktürk hâkimiyeti doğuda Mançurya’ya, batıda Orta Asya’nın geniş bölgelerine kadar ulaştı. Devletin batı toprakları İstemi Yabgu tarafından yönetilirken büyük kağanlık merkezi Ötüken’de bulunuyordu. Göktürkler bu dönemde Çin devletleri, Sasani İmparatorluğu ve Bizans’la siyasî ve ekonomik ilişkiler kurmuştu.
Aşina Hanedanı’nın bir üyesi olarak yetişen Baga Kağan’ın at binme, okçuluk, avcılık, savaş idaresi, boylar arasındaki ilişkiler ve devlet töresi konusunda eğitim aldığı düşünülmektedir. Kağan ailesinin erkek çocukları yalnızca savaşçı olarak değil, ileride boy veya devlet yönetecek kişiler olarak yetiştiriliyordu. Ancak Baga Kağan’ın gençlik yıllarında katıldığı belirli bir savaş veya yönettiği bölge kaynaklarda açık olarak gösterilmemiştir.
Mukan Kağan’ın 572 yılında ölmesinden sonra kardeşi Taspar Kağan tahta çıktı. Taspar Kağan, çok geniş sınırlara ulaşan devleti daha kolay yönetebilmek için ülkenin farklı bölgelerine hanedan üyelerini görevlendirdi. Merkezî kağana bağlı küçük kağanlıklar ve bölgesel yönetim makamları oluşturuldu. Baga Kağan’ın da siyasî ve askerî tecrübesini bu dönemde kazanmaya başladığı düşünülmektedir.
Taspar Kağan’ın Ölümü ve Taht Mücadelesi

Taspar Kağan’ın 581 yılında ölmesi, Göktürk Devleti’nde büyük bir taht mücadelesinin başlamasına yol açtı. Taspar Kağan, ölmeden önce Mukan Kağan’ın oğlu Ta-lo-pien’in hükümdar olmasını istemişti. Ancak devlet ileri gelenleri ve Göktürk meclisi bu tercihi kabul etmedi.
Taspar Kağan’ın oğlu An-lo kısa bir süre için hükümdar seçildi. Fakat ülkedeki otoriteyi sağlayamayınca tahtı bırakmak zorunda kaldı. Bunun üzerine Kara Kağan’ın oğlu ve Baga’nın kardeşi olan İşbara Kağan büyük kağan ilan edildi.
Mukan Kağan’ın oğlu Ta-lo-pien ise taht üzerindeki hakkından vazgeçmedi. Kendi hâkimiyet bölgesine çekilerek Apa Kağan unvanını aldı. Böylece Kara Kağan’ın soyundan gelen İşbara ile Mukan Kağan’ın soyundan gelen Apa arasında büyük kağanlık mücadelesi başladı.
İşbara Kağan ile Apa Kağan arasındaki mücadeleye devletin batı topraklarını yöneten Tardu Kağan da müdahale etti. Tardu, İstemi Yabgu’nun oğlu ve batı bölgesindeki en güçlü hanedan üyesiydi. Çin’de yeni kurulan Sui Hanedanı ise Göktürk Devleti’ni zayıflatmak için hanedan üyeleri arasındaki anlaşmazlıkları destekledi. Sui İmparatoru Wen’in Tardu’ya kurt başlı sancak göndermesi, onun doğudaki büyük kağandan ayrı hareket etmesini teşvik etti.
Tardu’nun Apa Kağan’ı desteklemesi sonucunda Göktürk Devleti 582-583 yıllarında fiilen doğu ve batı siyasî merkezlerine ayrıldı. Bu ayrılık başlangıçta tamamen bağımsız iki devlet kurulmasından çok, büyük kağanlık makamını hangi hanedan kolunun ele geçireceği konusunda yaşanan bir iç mücadeleydi. Ancak çatışmalar devam ettikçe doğu ile batı arasındaki ayrılık kalıcı hâle gelmeye başladı.
İşbara Kağan Döneminde Yabguluk Görevi

Baga Kağan, kardeşi İşbara’nın hükümdarlığı sırasında yabguluk makamına getirildi. Yabgu, kağandan sonra gelen en önemli hanedan mensuplarından biriydi. Kendisine bırakılan bölgedeki boyların, askerî birliklerin ve idarî işlerin yönetiminden sorumluydu.
Baga’nın yabgu yapılması, İşbara Kağan’ın ona güvendiğini ve kendisini devletin en güçlü hanedan üyelerinden biri olarak gördüğünü göstermektedir. Kaynaklarda Baga’nın idare ettiği bölgenin kesin sınırları verilmemiştir. Bununla birlikte doğu kanadındaki bazı boyların ve askerî birliklerin onun yönetimine bırakıldığı anlaşılmaktadır.
İşbara Kağan’ın Apa’ya saldırması üzerine Apa batıya kaçarak Tardu’ya sığındı. Tardu’dan askerî yardım alan Apa yeniden doğuya yöneldi. Karşılıklı seferler, kıtlık ve salgın hastalıklar Göktürk ülkesini büyük ölçüde zayıflattı.
İşbara Kağan, hükümdarlığını koruyabilmek için 585 yılında Sui İmparatoru Wen’in siyasî üstünlüğünü kabul ederek Çin’den yardım aldı. Bu yakınlaşma sayesinde bazı rakiplerini yenerek kaybettiği bölgelerin bir kısmını geri aldı. Ancak Sui Hanedanı’nın Göktürk iç siyasetindeki etkisi arttı. Yabgu olan Baga, bütün bu gelişmeler sırasında devlet yönetiminde bulunarak önemli bir askerî ve siyasî tecrübe kazandı.
Baga Kağan’ın Tahta Çıkışı

İşbara Kağan 587 yılında hastalandı. Ölmeden önce kendi oğlu Yung-yü-lü yerine kardeşi Çulo-hou’nun hükümdar olmasını vasiyet etti. Kaynaklarda İşbara’nın oğlunu henüz yeterince güçlü ve tecrübeli görmediği, yabguluk görevindeki kardeşini ise devlet yönetimine daha uygun bulduğu belirtilmektedir.
İşbara Kağan’ın ölümünün ardından Çulo-hou, Baga Kağan unvanıyla Göktürk tahtına çıktı. Böylece Kara Kağan’dan gelen hanedan kolunun hâkimiyeti devam etti. Baga’nın tahta çıkışı, Göktürklerde hükümdarlığın her zaman doğrudan babadan oğula geçmediğini göstermektedir. Kağanın kardeşi veya başka bir yetişkin hanedan üyesi, devletin içinde bulunduğu şartlara göre hükümdar olabiliyordu.
Baga Kağan tahta çıktığında iç savaşlarla zayıflamış, doğu ve batı olarak parçalanmış ve Sui Hanedanı’nın siyasî etkisi altına girmiş bir devlet devraldı. Önündeki en önemli mesele, uzun süredir büyük kağanlık üzerinde hak iddia eden Apa Kağan tehlikesini ortadan kaldırmaktı.
Baga Kağan, tahta çıktıktan sonra Sui Hanedanı’yla kurulan ilişkileri kesmedi. Çin’e karşı hemen savaşa başlamak yerine diplomatik temasları sürdürerek iç rakiplerine karşı zaman kazanmaya çalıştı. 587 yılında Sui İmparatoru Wen’e bir mektup gönderdi. Sui sarayı da tecrübeli elçi Changsun Sheng’i Baga Kağan’a gönderdi. Yeni kağana beş bin top ipekli kumaş takdim edildi.
Gönderilen ipekli kumaşlar yalnızca ekonomik yardım anlamına gelmiyordu. Çin hükümdarları bu tür hediyeleri komşu devletlerin yöneticileri üzerindeki siyasî nüfuzlarını güçlendirmek amacıyla kullanıyordu. Baga Kağan’ın Sui sarayıyla ilişkilerini sürdürmesinin temel sebebi ise Göktürk ülkesindeki rakiplerini etkisiz hâle getirene kadar Çin desteğinden yararlanmaktı.
Apa Kağan’ın Esir Alınması

Baga Kağan’ın hükümdarlığındaki en önemli askerî gelişme, Apa Kağan üzerine düzenlediği batı seferidir. Apa Kağan, Mukan Kağan’ın oğlu olarak büyük kağanlık üzerinde hak iddia ediyor ve Tardu’nun desteğiyle doğudaki merkezî kağanlığa karşı mücadele ediyordu.
İşbara Kağan döneminde birkaç defa yenilgiye uğratılmasına rağmen Apa tamamen etkisiz hâle getirilememişti. Baga Kağan tahta çıktıktan sonra yıllardır devam eden bu tehdidi sona erdirmeye karar verdi. Göktürk ordusunu toplayarak Apa’nın bulunduğu bölgeye doğru ilerledi.
Yapılan savaşta Apa Kağan’ın kuvvetleri yenilgiye uğratıldı ve Apa canlı olarak ele geçirildi. Bu zafer, Baga Kağan’ın kısa hükümdarlığındaki en büyük askerî başarı oldu. Göktürk tahtı üzerinde uzun süredir hak iddia eden güçlü bir hanedan üyesi saf dışı bırakılmıştı.
Baga Kağan, Apa’nın öldürülmesi konusunda Sui İmparatoru Wen’e başvurdu. Sui devlet adamı Gao Jiong, aynı hanedana mensup kişilerin birbirlerini öldürmesinin doğru olmadığını ve imparatorun bağışlayıcı davranarak Apa’yı hayatta bırakması gerektiğini savundu. İmparator Wen bu görüşü kabul ederek Apa’nın öldürülmesine izin vermedi.
Sui yönetiminin bu kararında siyasî hesaplar bulunuyordu. Çin sarayı, Göktürk hanedanındaki rakip prensleri gerektiğinde birbirlerine karşı kullanabilmek için hayatta tutmayı tercih ediyordu. Baga Kağan savaş meydanında Apa’yı esir alabilecek güce sahip olmasına rağmen onun geleceği hakkında Sui imparatoruna danışmak zorunda kalmıştı. Bu durum, Sui Hanedanı’nın doğudaki Göktürk kağanlığı üzerinde kurduğu siyasî etkinin ulaştığı seviyeyi göstermektedir.
Son Seferi ve Ölümü

Apa Kağan’ın esir alınmasıyla iç savaşın önemli taraflarından biri ortadan kaldırıldı. Ancak Göktürk Devleti’nin doğu ve batı kısımları arasındaki ayrılık sona ermedi. Tardu Kağan batıda geniş bir coğrafyayı yönetmeye ve büyük kağanlık üzerinde etkili olmaya devam ediyordu.
Baga Kağan, 588 yılında batı yönünde yeni bir askerî sefere çıktı. Seferin temel amacının Tardu’nun gücünü sınırlandırmak ve Göktürk ülkesini yeniden merkezî kağanlığın yönetimi altında birleştirmek olduğu düşünülmektedir. Bununla birlikte savaşın tam olarak nerede gerçekleştiği ve karşı ordunun kim tarafından yönetildiği tarihî kaynaklarda açık biçimde belirtilmemiştir.
Baga Kağan, çıktığı bu sefer sırasında meydana gelen savaşta alnına isabet eden bir ok sonucunda hayatını kaybetti. Böylece yaklaşık bir yıl süren hükümdarlığı savaş meydanında sona erdi. Öldüğü yer, naaşının nereye götürüldüğü ve mezarının nerede bulunduğu bilinmemektedir.
Bazı eski araştırmalarda Baga Kağan’ın Sasani kumandanı Behrâm-ı Çûbîn tarafından öldürülen Türk hükümdarıyla aynı kişi olduğu ileri sürülmüştür. İran kaynaklarında Sāva veya Šāba adıyla geçen bir Türk hükümdarının Behrâm-ı Çûbîn tarafından okla öldürüldüğü anlatılmaktadır. Ancak Baga Kağan’ın ölümü 588 yılına, Behrâm-ı Çûbîn’in Türklerle yaptığı büyük savaş ise çoğunlukla 589 yılına tarihlendirilmektedir. Çin kaynaklarında da Baga’nın öldüğü savaşla Sasani ülkesindeki mücadele arasında açık bir bağlantı kurulmamaktadır. Bu nedenle Baga Kağan’ın kesin olarak Behrâm-ı Çûbîn tarafından öldürüldüğü söylenemez.
Baga Kağan’ın ölümünden sonra İşbara Kağan’ın oğlu Yung-yü-lü, Tou-lan Kağan unvanıyla Göktürk tahtına çıktı. Baga’nın oğlu Aşina Rangan ise ilerleyen yıllarda Tuli Kağan, ardından Çimin veya Kimin Kağan adıyla Doğu Göktürk siyasetinin önemli hükümdarlarından biri oldu.
Baga Kağan’ın Tarihî Önemi

Baga Kağan’ın hükümdarlığı yaklaşık bir yıl sürmesine rağmen Göktürk tarihi bakımından önemli gelişmelere sahne oldu. İşbara Kağan tarafından kendi oğlunun önüne geçirilerek hükümdarlığa vasiyet edilmesi, onun hanedan içerisindeki gücünü ve devlet yönetimindeki tecrübesini göstermektedir.
Tahta çıktıktan kısa süre sonra Apa Kağan’ı canlı ele geçirmesi, Baga Kağan’ın askerî kabiliyetini ortaya koyan en önemli başarısıdır. Ancak Sui Hanedanı’nın Göktürk iç siyasetindeki etkisini ortadan kaldıramamış ve devletin doğu ile batı kısımlarını yeniden birleştirme hedefini tamamlayamadan hayatını kaybetmiştir.
Baga Kağan, sarayında veya hastalık sonucunda değil, ordusunun başında çıktığı sefer sırasında savaşarak ölmüştür. Bu yönüyle askerî mücadeleyi doğrudan yöneten ve hayatını devletin birliğini yeniden kurma yolunda kaybeden Göktürk hükümdarlarından biri olarak tarihe geçmiştir.
Baga Kağan’ın Hayat Kronolojisi

Doğum tarihi bilinmiyor: Aşina Hanedanı’nın Kara Kağan kolunda dünyaya geldi.
552: Dedesi Bumin Kağan bağımsız Göktürk Devleti’ni kurdu.
552-553: Babası Kara Kağan Göktürk tahtında hüküm sürdü.
553-572: Amcası Mukan Kağan döneminde Göktürk Devleti büyük bir imparatorluğa dönüştü.
572-581: Taspar Kağan döneminde hanedan üyeleri ülkenin farklı bölgelerinde görevlendirildi.
581: Taspar Kağan’ın ölümü üzerine Göktürk taht mücadelesi başladı.
581-582: İşbara büyük kağan seçilirken Ta-lo-pien, Apa Kağan unvanıyla taht mücadelesine girişti.
582-583: Tardu’nun bağımsız hareket etmeye başlamasıyla Göktürk Devleti doğu ve batı siyasî merkezlerine ayrıldı.
582-587: Baga, İşbara Kağan’ın yanında yabguluk görevinde bulundu.
585: İşbara Kağan, Sui Hanedanı’nın siyasî üstünlüğünü kabul etti.
587: İşbara Kağan öldü ve vasiyeti üzerine kardeşi Çulo-hou tahta çıktı.
587: Çulo-hou, Baga Kağan unvanını aldı.
587: Sui İmparatoru Wen’le diplomatik ilişkileri sürdürdü.
587-588: Apa Kağan üzerine batı seferi düzenleyerek onu canlı ele geçirdi.
588: Göktürk birliğini sağlamak amacıyla batıya doğru yeni bir sefere çıktı.
588: Savaş sırasında alnına isabet eden ok sonucunda hayatını kaybetti.
588: Yerine İşbara Kağan’ın oğlu Tou-lan Kağan geçti.
Sonraki yıllar: Oğlu Aşina Rangan, Çimin Kağan adıyla Doğu Göktürk hükümdarı oldu.
Kaynakça
- Ahmet Taşağıl, Gök-Türkler, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 5. Baskı, Ankara, 2021, “Baga Kagan Devri”, s. 59-61.
- Wei Zheng ve diğerleri, Sui Shu, 84. bölüm, Göktürkler kısmı.
- Li Yanshou, Bei Shi, 99. bölüm, Göktürkler kısmı.
- Du You, Tongdian, Göktürkler ve Kuzey Sınırları bölümleri.
- Sima Guang, Zizhi Tongjian, Sui İmparatoru Wen’in Kaihuang dönemi kayıtları.
- Liu Mau-tsai, Die chinesischen Nachrichten zur Geschichte der Ost-Türken (T’u-küe), Otto Harrassowitz, Wiesbaden, 1958.
- Agustí Alemany, “A Prosopographical Approach to the First Türk Empire”, 9. Milletlerarası Türkoloji Kongresi Bildiriler Kitabı, İstanbul, 2022, s. 51-70.
- Hayrettin İhsan Erkoç, “Batı Göktürk Kağanlığı’nın Kuruluşu”, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 33, Sayı 1, 2016, s. 43-72.
- Çiğdem Şahin, “Gök-Türk Devleti Diplomasisi (552-630)”, Karadeniz Uluslararası Bilimsel Dergi, Sayı 40, 2018, s. 125-156.
- Michael R. Drompp, “The Kök Türk Empires”, Oxford Research Encyclopedia of Asian History, Oxford University Press, 2018.
- Denis Sinor, editör, The Cambridge History of Early Inner Asia, Cambridge University Press, Cambridge, 1990.
- Peter B. Golden, An Introduction to the History of the Turkic Peoples, Otto Harrassowitz, Wiesbaden, 1992.
- Jonathan Karam Skaff, Sui-Tang China and Its Turko-Mongol Neighbors, Oxford University Press, Oxford, 2012.

Hazırlayan:
Ahmet Koç
Türk Tarih Araştırmacısı
www.devletialiyyei.com









